Arabayla Belgrad (Sırbistan)

Arabayla Avrupa Turu” – 5-6 Ağustos 2014 Yolculuğumuzun 24. ve 25. Günleri

NOT: Belgrad Ulaşım hakkında merak ettiklerinizi

>>> Belgrad Ulaşım ve Park Yeri <<< tıklayarak okuyabilirsiniz.

Turistler nereye gittiklerini, gezginler nereye gideceklerini bilemezler.

Paul Theroux

SENİN GÖZLERİN OLMASA

Senin gözlerin olmasa
gökyüzü
inmez ıssız evimize hiç

Senin gülüşün olmasa
duvarlar
yaşamaz gözlerinde hiç

Senin kuşun olmasa
salkımsöğüt
geçmez eşiğimizden hiç

Senin ellerin olmasa
güneş
gecelemez düşlerimizde hiç

Vasko Popa Şiiri (çeviren: Necati Zekeriya)

Araba ile Avrupa Turunda tatil çok güzel ama günler geçe geçe, yolda gide gide yolculuğun sonuna yaklaşıyoruz. Sakinlik ve huzur içinde kargaşa yaşamadan gezeceğiniz güzel bir şehir arıyorsanız Szeged’e uğramalısınız derim ben.

Szeged Ve Macaristan’a Veda

Szeged’teki evimizin sessiz ve huzurlu gecesinde çektiğimiz uyku herkese iyi geliyor. Gayet güzel dinlenmiş, kendimize gelmiş vaziyette uyanıyoruz. Bundan sonraki kalacağımız evlerde çamaşır makinesi yok bu yüzden gece evimize gelir gelmez ilk işlerimizden biri çamaşır makinesine kirlileri atıp yıkamak oldu. Sabaha kadar hepsi kurudu sayılır. Bugün epey sıcak bir gün. Önümüzde yaklaşık 220 km olduğundan pek de acele etmiyoruz. Yola çıktıktan 17-18 km kadar sonra Macarista’a veda, Sırbistan’a merhaba yeri Horgoš – Röszke Sınır Kapısındayız. Günlerdir kapı mapı olmadan geçip gidiyorduk, alışmıştık da ne güzel, yine kontrollere başlayacağız. Önce Macar sınırında evrakların damgalanması, ardından Sırp gümrüğünde rutin kontroller. Yine çarçabuk işlemler sona eriyor ve yolumuza devam ediyoruz. Biz Avrupa’ya gelirken yurda giden işçi kardeşlerimiz artık dönüş yolunda, dolayısı ile diğer taraf bir hayli kalabalık vaziyette.

Szeged (Macaristan)- Belgrad (Sırbistan) Arası Otoyol Geçiş Ücretleri

Sınırdan Belgrad‘a kadar Sırbistan otoyollarında

Subotica- Novi-Sad  arasında 330 RSD veya 3 €

Novi-Sad- Belgrad arasında ise 240 RSD veya 2,5 € otoban ücreti ödüyoruz.

2019 Subotica- Belgrad Otoyol Ücreti: 560 RSD veya 5 €

 Belgrad  

Önümüzdeki iki gün boyunca konaklayacağımız yer Sırbistan’ın başkenti ve 1,2 milyonluk nüfusu ile en büyük şehri olan Belgrad. Vize istememesi, ulaşımın kolay ve ucuz olması, Balkanlar Gezisinin en canlı gece hayatına sahip olması ve damak zevkinin de uyuşması nedeni ile Türkler tarafından epey tercih edilen bir Balkanlar Gezi Noktası olan Belgrad, Tuna ve Sava Nehirlerinin kucaklaştığı yerde kurulan yeşil ile mavinin harmanlandığı, Sırpça ismi Beyaz Şehir anlamına gelen şehir. İsminin aksine yılların getirdiği yorgunluktan mıdır, savaşların adresi olduğundan mıdır, hatta 21. Yy’a bile savaşarak girdiğinden midir oldukça griden siyaha yüz tutmuş kırık panjurlu evleri ile ilk anda, eski, bitkin izlenimi bırakıyor bizlerde.

Balkanlar’ın gezilecek yerleri arasında, bir zamanlar Sırbistan’ın yanı sıra Hırvatistan, Karadağ, Slovenya,  Bosna-Hersek, Kosova ve Makedonya’yı kapsayan büyük ve çok güzel ülke Yugoslavya’ya başkentlik yapmış Belgrad. Komünizmin çökmesinin ardından ne yazık ki dinsel ve mezhepsel ayrılıklar öne çıkarılarak eski kinlerin diriltilmesi ile çok kanlı ve sancılı bölünme süreci geçiren, sonrasında daha küçülerek ve daha az sevilerek çıkan Sırbistan’ın başkenti olmayı sürdürmüş ve bölgenin ana metropolü olmuş. 1521’de Kanuni Sultan Süleyman zamanında şehrin Osmanlılar tarafından fethedilmesi, Macar Ovasını Türklere açmış, 1541’de Budin’in fethine kadar Avrupa içlerine yapılacak akınlar için önemli bir askerî üs olmuştur.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde yazdığına göre şehirde bulunan 217 cami, 13 mescit, 7 tekke, 9 din bilimi medresesi (dârülhadis), 8 medrese, 7 hamam, 6 kervansaray, 21 han ve çarşı Osmanlılar döneminde Belgrad’ın nasıl canlı bir yerleşim yeri olduğu hakkında bir fikir vermektedir. 300 yıl sonra yarı bağımsızlık tanınan 1871’de de tam bağımsızlığına kavuşarak Sırbistan Krallığı adını alan ülkenin başkenti Belgrad Gezi Noktaları arasında günümüzde Türk mimarisinden çok az örneğe denk gelseniz de günlük yaşamda kullandıkları pek çok kelime size tanıdık, bildik gelecek. Sırpçada Türkçeden gelme 8965 sözcük bulunmaktaymış. Ancak Kiril alfabesini kullanmaları işi biraz bozuyor ya hadi neyse. Şehre varmadan kalacağınız adresi tam olarak öğrenmenizde fayda var.

Belgrad Konaklama

  Balkanlar Gezi Rotasında gidişte  uğrak yerlerimizden biri olan Belgrad’ı gezmeyi dönüşe bıraktığımızdan bu defa kalacağımız evimizi şehir merkezinden seçmiş ve yine Airbnb’den kiralamıştık. Evimize giriş saatimiz en erken 13.00. Yolculuğun süresini ona göre ayarlayıp eve vardığımızda ev sahibimizi evde bizi bekliyor bulduk. Belgrad’da şehir içinde sokaklar çoğunlukla tek yönlü ve yol kenarları park etmiş arabalarla dolu. Hemen eşyalarımızı indiriyoruz, çünkü çok az bir süre evin önünde durabiliriz.

Eşim ev sahibimiz ile birlikte giderek aracımızı birkaç sokak ilerideki bizim için ayrılan park yerine koyup geliyor. Sonrası malum ev sahibimiz ile Belgrad ve ev üzerine konuşmalar, ev sahibimizin bize iyi tatiller dileyerek ayrılması. Ev oldukça geniş, ön taraftaki sokağa bakan yataklarla dolu kocaman bir odası, arka tarafta bahçeye bakan yine çift kişilik yataklı bir odası, orta yerde salon, mutfak ve banyosu var.

Belgrad Gezisi Başlasın

Arabayla Balkanlar’da Belgrad gezimizde hemen bir şeyler atıştırıp kendimizi dışarı atıyoruz. Sokağımızın bağlandığı Makenzijeva (Мекензијева) Caddesinden şehir merkezine doğru yürüyüşümüze başlıyoruz.

Aziz Sava Katedrali

Belgrad Gezi Rotasında ilk durağımız haritamıza göre evimize çok yakın olduğunu anladığımız Sırp Ortodoks Kilisesi’nin kurucusu Sava’ya ithaf edilen Aziz Sava Katedrali (Храм светог Саве- Hram svetog Save) olacak. Katedrale varmamız 10 dakika bile sürmüyor. Katedral Balkanların en büyük, dünyanın da ikinci büyük Ortodoks kilisesiymiş. Görünüş olarak Ayasofya’yı çağrıştırıyor. Ayasofya’nın beyaz renklisi diyelim. Söylenildiğine göre Sinan Paşa’nın Aziz Sava’nın naaşını gömüldüğü yerden çıkartarak halkın gözü önünde yaktığı yere yapılmış katedral. Bu olaydan 300 yıl sonra 1895’de yapımına başlanan katedralin dışındaki ihtişamı içeriye girince son buluyor çünkü iç dekorasyonu bitmemiş, büyük bir kısmı hala yapım aşamasında.

Katedralden ayrılıp Makenzijeva Caddesinden yürüyüşümüze devam ediyoruz ama bir sorunumuz var gibi görünüyor. Bugün yola çıkarken havanın çok sıcak olduğunu söylemiştim. Szeged’ten ayrılırken artık bildiğimiz yollar diye bagaja koyduğumuz kalın dosyam önümde olmadığından yol boyunca en soğukta çalıştırdığımız klimanın azizliğine uğramışım ve belim tutulmuş, yürümekte zorlanıyorum hadi hayırlısı.

Slavija Meydanı

Yolun sonu Belgrad’ın en büyük ve en yoğun meydanlarından Slavija Meydanına (Трг Славија / Trg Slavija ) çıkıyor. Bir meydan getirin gözünüzün önüne her bir taraftan bir sokak, cadde, bulvar ne varsa buraya bağlanmış olsun. Ben yedi bağlantı saydım yanılmıyorum herhalde. Tramvaylar, troleybüsler, otobüsler, arabalar ve tabi ki yayalar öyle bir karmaşa içinde harmanlanıyor ki öyle böyle değil. Yine de trafik bir şekilde akıyor ya anlayamadım. Meydan yeniden düzenlenecekmiş herhalde o zaman bu karmaşada bir son bulur.

Savaşta Bize Haksızlık Edildi İddiası İle Anıtlaştırılan Yıkık Savunma Bakanlığı Binaları

Belgrad Gezi Rehberine göre geldiğimiz yolun karşısında kalan Nemanjina (Немањина) Caddesine yürüyerek arabayla yanından geçerken gördüğümüz 1999’da Nato Güçleri tarafından bombalanan Savunma Bakanlığı binalarının olduğu yere varmak istiyoruz. Sırplar hala kendilerine haksızlık yapıldığını düşündüklerinden bombalanmış binaları olduğu gibi bırakıp bir yandan olanları protesto ediyorlar bir yandan da yapılanların unutulmamasını istiyorlarmış.

Yıkık binaların diğer yanlarında Sırbistan Hükümetine ait binalar yer almakta. Yol aşağıya doğru eğimli olarak devam ediyor yani bu demek oluyor ki bu inişin bir de çıkışı olacak. Sağ tarafta da güzel bir park uzanıyor. Zor yürürken daha fazla ileriye gitmeyi gözüm yemiyor yürüyüşü gençlere bırakarak Belgrad Gezisinde biz parktaki banklarda dinlenmeyi tercih ediyoruz. Burası Belgrad’ın parklarından 1931-1933 yıllarında kurulan 26,457 m²lik alanı kaplayan Manjez (Мањеж) Parkı. Park adını daha önce burada bulunan binicilik okulu Fransızca manege’den almış. Manjez Parkın bir köşesinde bulunan Ortaçağ Kalesi görünümünde olan bina 1895’te Kral Aleksandar I Karadjordjević’in emriyle ordu için Subaylar kulübü olarak zamanın en önemli mimarlarından Jovan Ilkić’e yaptırılmış. Romantizm tarzında inşa edilmiş bir köşe kulesine sahip sarı tuğla bina 1971’den bu yana Öğrenci Kültür Merkezi olarak kullanılmaktadır.

Grubun üyeleri gezip geldiklerinde benim durumumda bir düzelme olmadığından oy birliği ile bugünkü gezimizi sonlandırıp yarın iyileşmiş olmamı umut ederek evimize dönüyoruz.

  Belgrad’da İkinci Günümüz

Arabayla Avrupa Gezisinde güzel bir dinlenmenin ertesinde sabah daha iyiyim. Kahvaltının ardından arayı kapatmak için yine düşüyoruz yollara.

Nikola Tesla Müzesi (Музеј Николе Тесле / Muzej Nikole Tesle)

İlk uğrak yerimiz Krunska (Крунска) Caddesindeki Nikola Tesla Müzesi oluyor. Burası Sırp kökenli Amerikalı büyük mucit, fizikçi Nikola Tesla’nın tanıtıldığı, icatlarının sergilendiği küçük ama şirin bir müze. Sırp kökeninden dolayı Edison kadar tanınmayan, Edison tarafından aldatılan, bugün günlük yaşamda kullandığımız her şeyde payı olan değeri bilinmemiş, bildirilmemiş dahi. Ölümünden sonra Amerikan mahkemesince eşyaları o zamanlar New York’ta sürgünde bulunan Kraliyet Yugoslav Hükümeti üyesi olan yeğeni Sırp politikacı, gazeteci ve diplomat Sava Kosanović’e verilir. Sava Kosanovic’in girişimi üzerine Nikola Tesla’nın tüm kişisel eşyaları ve yazıları Belgrad‘a gönderilir ve daha sonra devlete bağışlanır. Gemiyle ülkeye gelen eşyalar tren ile Belgrad’a getirilir ve Belgrad Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesi’nde depolanır sonrasında şimdiki müze haline getirilen Genčić Villa’ya taşınır. 1955’te halka açılan müze, Yugoslavya’daki ilk teknik müzedir. Müzeyi yılda 70.000 den fazla ziyaretçi gezmektedir.

Nikola Tesla Müzesi rehber eşliğinde geziliyor. Tur her saat başı tekrarlanır ve o anki ziyaretçilerin isteği doğrultusunda Sırpça veya İngilizce olabilir.

Pazartesi’den Cumaya 10:00’dan 15:00 arası +381 11 2433 886 numaralı telefondan arayarak veya E-Posta ile tur tur programı hakkında bilgi alabilir ve kayıt yaptırabilirsiniz.

Nikola Tesla Müzesi Açık Olduğu Zamanlar: Pazartesi Günü kapalı, Diğer günler: 09:45-18:00 arası gezilebilir.

Nikola Tesla Müze Giriş Ücreti 2019: Sırpça rehberli tur: 250 RSD, 10 kişi üstü grup için: 150 RSD/kişi

İngilizce rehberli tur: 500 RSD, 10 kişi üstü grup için: 300 RSD/kişi

Öğrenci (ISIC’li): 300 RSD, 7 yaşa kadar ücretsiz. Adres: Krunska 51, Beograd 11000.

Kral Aleksandar Bulvarı (Булевар краља АлександраBulevar kralja Aleksandra )

Belgrad Gezi Notlarımıza bakarak müzenin yanında uzanan Prote Mateje (Проте Матеје) Caddesine dönüp Krunska Caddesine paralel olan ve Belgrad kentsel sınırları içinde 7,5 km uzunluğu ile en uzun cadde olan Kral Aleksandar Bulvarına çıkıyor ve sola yürüyoruz. Caddenin karşısındaki bina Belgrad Üniversitesi Hukuk Fakültesi Binası (Правни факултет- Pravni fakultet), devam edince geldiğimiz yer, adını Osmanlılar zamanında burada bulunan taş ocaklarından alan Belgrad Taşmeydan Parkı (Tašmajdan). Söylenildiğine göre Belgrad’ın eski taş yapıları buradan çıkarılan taşlar ile yapılmış. Taş bloklarından boşalan mağaralar ise askeri cephanelik, sığınak, yaralı askerlere ilk yardım uygulanan yerler olarak kullanılmış. 1830 Kasımında Sırbistan’ın içişlerinde bağımsız olmasını sağlayan Osmanlı padişahı II. Mahmut’un imzaladığı Hatt-ı Şerif bu parkta okunmuş. Bugün Taşmeydan Parkının içinde 1909’da inşa edilen ilk Sismoloji İstasyonu, Ana Posta Dairesi, Spor Merkezi, Metropol Sarayı Oteli, Sırbistan Radyo-Televizyonu, çocuk eğlence parkı ve Aziz Mark Kilisesi gibi yapılar yer almaktadır.

Belgrad Aziz Mark Kilisesi (Црква Светог Марка/Crkva Svetog Marka)

  Belgrad’ın gezilecek yerleri arasında bulunan Aziz Mark Kilisesi 1835 yılında inşa edilen kilisenin yerine 1931-1940 arasında Krstić kardeşler tarafından Sırp-Bizans stilinde inşa edilmiştir. Mimarisi bakımından Kosova’daki Gračanica Manastırını çağrıştıran kilise Sırp Ortodoks kilisesidir. Kilisenin arkasında yer alan küçük Rus Kilisesi Bolşevik Ekim Devriminden kaçan mülteciler tarafından inşa edilmiş Belgrad’taki tek Rus kilisesi olup paha biçilmez ikon ve kutsal eşya koleksiyonu bulunmaktadır.

Nikola Pašić Bulvarı

Sırbistan Belgrad gezisinde Kral Aleksandar Bulvarın’da yürüyüşümüze devam ederek Nikola Pašić Bulvarına geliyoruz. 1950’lerde inşa edilen meydan ünlü komünist teorisyenlerin onuruna Marx ve Engels Meydanı olarak adlandırılır.   Sosyalist Yugoslavya döneminin kapanışıyla 1992 den itibaren meydana Belgrad belediye başkanı, Sırbistan başbakanı ve Yugoslavya Başbakanı olarak görev yapan Nikola Pašić’in adı verilir. Meydanın ucunda Nikola Pašić’in heykeli bulunuyor.

Sırbistan Ulusal Meclis Binası ( Дом Народне Скупштине / Dom Narodne Skupštine)

Avrupa Gezisinde Meydanı süsleyen yapılardan biri yapımına 1906’da başlanan ancak Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşının araya girmesi nedeni ile 1936’da tamamlanan Yugoslavya Parlamentosuna, daha sonra Sırbistan Karadağ Parlamentosuna ve en nihayetinde 2006’dan bu yana Sırbistan Parlamentosuna ev sahipliği yapan Ulusal Meclis Binası.

Meclis Binasının karşısında Pioneer (Pionirski) Parkı yer alıyor.

Parkın diğer yanında Meclis Binasına karşı Eski Saray ve Yeni saray bulunuyor.

  Belgrad Eski Saray (Стари Двор- Stari Dvor)

1882-1884 arasında Aleksandar Bugarski’nin tasarımına göre, 19. yüzyıl akademisi tarzında inşa edilmiş. Saray Obrenoviç hanedanının kraliyet ikametgahı imiş günümüzde ise Belgrad Belediye Meclisine ev sahipliği yapıyor. Şehrin çeşitli yerlerinde konumlanmış turist noktalarında kayıt yaptırarak bu güzel binayı gezmek mümkünmüş.

   Belgrad Yeni Saray (Нови Двор-Novi Dvor)

Stojan Titelbah’ın tasarımına göre 1911-1922 arası inşa edilmiş. Sırp Cumhuriyeti Karađorđević hanedanının ve daha sonra Yugoslavya Krallığı’nın kraliyet ikametgahı olarak kullanılmış, günümüzde ise Sırbistan Cumhurbaşkanı ofisi olarak hizmet vermekte.

Yeni Saray’ın yan tarafında yer alan, Türkiye’de de büyük ilgi gören Drina Köprüsü adlı romanın yazarı ve 1961 nobel edebiyat ödülünün sahibi Sırp-Hırvat kökenli Yugoslav yazar Ivo Andric’in Heykelinin yanından geçerek King Milan (Kralja Milana Caddesine) çıkıyoruz.

Her iki sarayın köşelerinde bulunan yeşil kuleler dikkat çekiyor.

Belgrad Terazi Meydanı (Terazije)-Terazije Çeşmesi (Terazijska česma)-Otel Moskova

Avrupa Seyahatinde Eski Saray’ı geçince yol Terazije Caddesi olarak devam ediyor. Caddenin ve 5-6 dakikalık bir yürüyüşün ardından geldiğimiz Terazi Meydanı  ismini Türklerin buraya su getirmek için yaptırdığı su kulelerinden almış. Suyu yüksekte kalan mahallelere dağıtmak için yapılan ölçeklerin (su terazilerinin) olduğu, yükseklikleri 3 ile 10 metre arasında değişen su kuleleri varmış. Prens I. Miloš Obrenović’in 19. Yy başlarında Sırp zanaatkârlardan Türklerle çevrili eski şehirden ayrılmalarını ve bugünkü meydanın olduğu bölgede evler ve dükkanlar inşa etmesini emretmesi üzerine kentsel bir kimlik almaya başlayan meydandaki yeşil çatılı zarif bina Rus ayrılma tarzında inşa edilen 1908 yılında Kral Petar I Karadyordyeviç tarafından hizmete açılan, 1968 yılından bu yana devlet korumasına alınan Otel Moskova (Хотел Москва- Hotel Moskva ). Pek çok ünlü isme hizmet veren otelin önündeki çeşme su kulesinin yerine yapılan çeşme Belgrad Terazije Çeşmesi

 Knez Mihailova Caddesi

Belgrad Gezisinde yürüyüşe devam ederek hemen kentin en eski ve en değerli yerlerinden biri olan araç trafiğine kapalı Sırbistan Cumhuriyeti tarafından korunmaya alınan ve Mekansal Kültür-Tarih Birimleri listesine dahil edilen 1 km uzunluğundaki Knez Mihailova Caddesi veya Prens Michael Caddesi (Улица Кнез Михаилова-Ulica Knez Mihailova)ne geliyoruz. İsmini Sırbistan Prensi Mihailo Obrenoviç III’ten alan cadde geç 1870’li yıllar boyunca inşa edilen binaları barındırıyor. Belgrad’a gelince yolunuzun mutlaka ama mutlaka düşeceği, düşmesi gereken bu cadde Belgradlılar ve turistlerin gözde mekanı. Pek çok mağaza, restoran ve kafelerin olduğu, gece gündüz kalabalık ve canlı, mimarisi korunmuş çok güzel bir cadde. Osmanlılar zamanında çeşmeler, bahçeler, camiler olan bu yer 19.yy sonlarına doğru yerini Avrupa mimarisi tarzında binalara bırakmıştır.

Arnavutluk Sarayı ( Палата Албанија-Palata Albanija)

Knez Mihailova Caddesinin girişinde bulunan adını burada daha önceden bulunan Arnavutluk adlı bir lokalden alan Arnavutluk Sarayı olarak bilinen yüksek bina 1940’ta tamamlandığında Sırbistan’ın ve Güneydoğu Avrupa’nın en yüksek binası imiş. 20 Ekim 1944 tarihinde, Saray Arnavutluk Kızıl Ordu ve Yugoslav Partizan güçleri tarafından kırmızı yıldız ve Yugoslav bayrağı asılarak Belgrad’ın Nazilerden kurtulduğu açıklanmış.

Belgrad Özgürlük Meydanı (Трг републике / Trg republike)

Saray Arnavutluk’un bulunduğu ada geçilince gelinen aradan çıkılan meydan Belgrad Özgürlük Meydanı. Sırbistan Ulusal Müzesi, Ulusal Tiyatro ve Prens Mihailonun heykelinin yer aldığı bu işlek, kalabalık meydan Belgradlıların buluşma noktasıdır. Eskiden burada Avusturyalılar tarafından yaptırılan İstanbul Kapısı varmış. Kapının bulunduğu yol İstanbul’a gittiği için bu isim verilmiş. İsyancı Sırpların halka açık infazlarının gerçekleştirildiği kapı Osmanlıların şehirden ayrılmasından sonra yıkılmış.

   Sırbistan Ulusal Müzesi (Народни музеј Србије, Narodni Muzej Srbije)

Sırbistan ve önceki Yugoslavya’nın en büyük ve en eski müzesi olup 1844 yılında Sırp yazar Jovan Sterija Popović’in inisiyatifiyle inşa edilmiş. Birçok çizim, resim ve diğer ilginç eserler den oluşan 400.000 adetlik koleksiyona sahip olup bunlardan biride 12. Yy’dan kalma Miroslav İncilidir. UNESCO‘nun “Dünyanın Hatıraları” programının himayesinde Nikola Tesla Müzesi‘nin arşivine ev sahipliği yapmaktadır. Müzenin ana binası yenileme çalışmaları nedeni ile bir süreliğine kapalı.

Leave a Reply