Arabayla Würzburg (Romantik Yol – Almanya)

Arabayla Avrupa Turu 2015” 26 Ağustos Yolculuğumuzun 18. Günü Würzburg.

Biz, hayattan kaçmak için değil, hayatı kaçırmamak için seyahat ediyoruz. – Anonim-

Bilir Misin Bunu Da?

Bazen gürültülü bir coşku anında
Bir şölende, geniş bir salonda
Aniden susup, gitmek zorunda olduğunu
Bilir misin?

Sonra yatarsın uykusuzca yatağına,
Kalbine ağrı saplanan biri gibi;
Coşku ve kahkaha, duman gibi,
Ağlarsın durmadan
-Bilir misin bunu da?

Hermann Hesse

Arabayla Avrupa Turunda bir önceki rüya gibi Rothenburg ob der Tauber gezimizi okumak için hemen tıklayın.

Arabayla Almanya Seyahatinde bu sabah erkenden kalkıyoruz bugün Bavyera’da gezilecek çok yer var ve kahvaltıdan önce çamaşırları giriş katında bulunan çamaşır makinesinde yıkamak gerek ki akşam biz gelinceye dek kurusun. Aşağıya indiğimde bizden erkencilerin olduğunu görüyorum makine çoktan kapılmış ama çok geçmeden boşalıyor ve sıra bize geliyor. Biz kahvaltı işini halledene kadar çamaşırlarımız bir güzel yıkanıyor. Evden çıkmadan çamaşır işini halletmek iyi oldu doğrusu.

Bugünkü yolculuğumuz Almanya Romantik Yol’un kuzey başlangıç noktası sayılan Bavyera’nın Aşağı Frakonya Bölgesinde Main Nehrinin kıyısına kurulmuş tarihi Würzburg Şehri. Yaklaşık 80 km yolumuz var ama giderken ara yollardan gideceğimizden yol biraz uzayabilir. Uzarsa uzasın, bu güneşli güzel Ağustos gününde Romantik Yolun tüm keyfini çıkarmak istiyoruz.

Güzel kasabalardan geçtiğimiz harika bir yolculuğun ardından ulaştığımız şehirde önce araba ile kısa bir tur atıp aracımızı park etmek için uygun bir yer arıyoruz. Biraz dolaştıktan sonra Main Nehri’nin batı kıyısındaki Saalgasse’de yol boyunca sıralanmış arabaların arasında bir yere çekip Würzburg’u yürüyerek gezmek için yola düşüyoruz.

130.000 civarında nüfuslu Würzburg şehrinin 3 üniversitesi varmış ve 37.000’in üzerinde öğrencisi ile öğrenci kenti olarak biliniyormuş. Eh bu kadar genç nüfus yaşayınca haliyle dinamik bir şehir olmalı. Würzburg Üniversitesinin ilk temelleri 1402 yıllarında atılmış düşünün. O tarihlerde bizim memlekette neler oluyor ki derseniz hemen aktaralım  tarih kitapları Ankara Savaşını yazar. Osmanlıların Timur’a yenilmesi ve Osmanlı Devleti’nin Fetret Devri’ne girmesi. Sonuç mu görünen köyden siz anlamışsınızdır.

Würzburg Eski Main Köprüsü (Alte Mainbrücke)

Şehrin doğu yakasına geçmek için Marienberg Kalesini Eski Şehre bağlayan Eski Main Köprüsü’ne gelince ister istemez gözümüzde Prag’daki Karl Köprüsü canlanıyor. 1473-1543 yıllarında eski köprünün yerine yapılan, araç trafiğine kapalı Alte Mainbrücke, Karl Köprüsünün küçük bir modeli adeta.

Eni biraz daha dar, boyu biraz daha kısa olmasından herhalde köprünün iki yanına 1730’larda eklenen aziz heykellerinin sayısı Karl Köprüsünde otuz iken burada on ikide kalmış. Bu arada tabi ki köprünün yaya trafiği de Karl Köprüsüne göre daha az. Würzburg Gezi Notlarımıza göre Main Nehri üzerindeki en eski köprüymüş Alte Mainbrücke ve 1400’lerde yapılmış. Köprü yaz akşamlarında ahalinin buluşup vakit geçirdiği, hoş beş ettiği yermiş. Köprünün ucunda yolun kenarına çıkarılan masalarda Würzburg bağlarından gelen şaraplar sunuluyor tatmak isteyenlere. Aşağı Frankonya bölgesinde yer alan Würzburg’un Almanya’nın en büyük ve kaliteli şarap üretim yeri olduğunu söyleyelim bu arada.

 Würzburg Belediye Binası

Würzburg Gezi Rotasında Eski Main Köprüsünü geçip Würzburg Eski Şehre girince solda kalan kuleli bina önceleri piskoposların şehri yönettikleri yerken 1316’da şehir yönetimince satın alınarak belediye binası olarak kullanılmaya başlanmış. Yerel dilde ‘Grafeneckart’ olarak bilinse de Belediye Binası farklı zamanlarda farklı amaçlar için yapılmış bir grup binadan oluşuyor. Grafeneckart bu yapılardan en eskisi.  55 metre yükseklikteki Romanesk kulesi Roter Turm 13. yüzyılda inşa edilmiş. Batı tarafında geç Rönesans tarzında kırmızı bir bina 1659-60’da, kuzey tarafına Belediye Meclisi tarafından satın alınan laikleşmiş bir Carmelite manastırı 19. yüzyılda eklenmiş.

Belediye Binasının içinde,16 Mart 1945 tarihli Müttefik bombalamasını anlatan küçük bir sergi var. Şöyle ki 17 dakika süren ağır bombardıman sırasında çıkan büyük yangında şehrin %89’u kül olmuş öyle ki kent binalarından yalnızca Grafeneckart ve kırmızı binanın ön kapıları ayakta kalmış ve ne yazık ki şehir halkından 5000 kişi de hayatını kaybetmiş. Her yıl 16 Mart’ta bombardımanın gerçekleştiği saatte kasabanın tüm kilise çanları bu acı olayın anısına çalıyormuş.

Böyle kötü olaylar keşke hiç olmasa diyeceğim de maalesef oluyor ve geçmişten ders alınmadığından tarih tekerrür edip duruyor. 1930’ların başında şehirde yaşayan yaklaşık 2.000 Yahudi nüfusunun 1941-1943 yılları arasında Doğu Avrupa’daki Nazi toplama kamplarına gönderilmesi ise Würzburg şehir tarihinin kara sayfaları arasında yer almış.

 Würzburg Dört Tüp Çeşmesi (Vierröhrenbrunnen)

Belediye Binasının hemen önündeki meydanda yer alan 1733 yapımı Barok Çeşme kentin popüler buluşma noktalarından bir diğeridir.

Würzburg Katedrali (Würzburger Dom)

Caddenin devamı köprüden geçerken ileride görünen Würzburg Katedrali’ne çıkıyor.

Her ne kadar ön taraftan iki kuleli gibi görünse de katedralin arka tarafında iki kulesi daha var. Würzburg Gezi Rehberine göre M.S. 686 yılında şehre Hıristiyanlığı getiren Aziz Kilian’a adanan katedralin yapımı 1045’te başlamış ve eklenen parçaları ile 1187’de kutsanmış.

Almanya’nın dördüncü büyük Romanesk kilise binasıymış. Bunu içine girince anlıyorsunuz zaten.

Öyle çok bölümleri var ki gez gez bitmiyor bodrum katı desen öyle. Bugüne kadar gördüğümüz en büyük kilise. Katedralin ana girişi kapısı 1964-1967 yılları arasında ünlü bir heykeltıraş Fritz Koenig tasarımı. Kuzey nefde bir grup piskopos mezarları bulunuyor. Katedralin bitişiğinde 2003 yılında açılan Katedral Müzesi yer almakta.

Würzburg Neumünster Kilisesi

Katedralin hemen yine kuzeyinde 689’da öldürülen Aziz Kilian ve arkadaşları Az. Kolonat ve Az. Totnan’ın mezarlarının üstüne yapılan 11. yy Romanesk Bazilika Neumünster Kilisesi yer almaktadır. Barok Cephesi 18. Yy başlarında eklenmiş.

Würzburg Aziz Mary Şapeli ( Marienkapelle)

Yürüyerek Würzburg Gezisinde Neumünster Kilisesinden kuzeye doğru devam ettiğinizde karşınıza çıkacak olan meydan çeşit çeşit çiçek, taze meyve ve atıştırmalıkların satıldığı Pazar Meydanıdır (Marktplatz). Şehrin en önemli Gotik binalarından biri olan 1479 yılında tamamlanmış Aziz Mary Şapeli de burada yer alır. Şapelin yerinde önceleri bir sinagog varmış ancak 14. Yy’da kente musallat olan veba salgınının nedeni olarak Yahudiler görülünce olanları az çok tahmin edersiniz.

Yahudilerin öldürülmesi, sinagogun yıkılması v.b olaylar var şapel yapımının trajik geçmişinde. Pazar Meydanında şapelin yanında süslü Barok cephesi ile hemen dikkatinizi çekecek sarı badanalı Şahin Evi ise zamanının şehir zenginlerinden birine aitmiş (Falkenhaus). Yapımı 1751 olan Falkenhaus günümüzde kütüphane ve turizm danışma bürosuna ev sahipliği yapıyor. Pazar Meydanı dükkanları, restoranları ve kafeleri ile herkesin kendine göre bir şeyler bulabileceği yerlerdendir.

Frankonya Çeşmesi (Frankoniabrunnen)

Würzburg Gezisinde Katedralinin arkasındaki Hofstraße’den yürümeye devam ederseniz 5 dakika içinde geleceğiniz Rezidenz Meydanı 1981’de UNESCO Dünya Mirası listesine girmeyi başarmış Avrupa’nın en önemli barok saraylarından biri olarak kabul edilen muazzam bir saraya ev sahipliği yapmaktadır. Meydanda sarayın önünde halktan toplanan paralar ile yaptırılan Frankonya Çeşmesi bulunuyor.  Çeşmenin tepesinde şehir merkezine doğru bakan elinde Frankonya fırtınası flamasını tutan büyük kadın heykeli olup altta Alman heykeltıraş ve ağaç oymacısı Tilman Riemenschneider, ressam Matthias Grünewald, ve şair Walther von der Vogelweide’ın heykelleri ile çevrilidir.

Würzburg Sarayı (Würzburger Residenz)

Arabayla Romantik Yol Seyahatinde 14 Günlük Bavyera Kartımız Würzburg Kraliyet Konutunu da kapsadığından bu güzel sarayı ücretsiz gezme şansımız var. Prens-Piskopos Johann Philipp Franz von Schönborn için tasarlanan saray mimar Balthasar Neumann tarafından tamamlanmış. Würzburg Gezilecek Yerlerin başında yer alan, 1720’de inşa edilmeye başlanan sarayın yapılması tam 60 yıl sürmüş 1744’de bitmiş. Neumann’ın yaptığı sarayın dünyaca ünlü desteksiz kubbeli merdiveni Venedikli Giovanni Battista Tiepolo tarafından 18x30m boyutlarında muhteşem bir tavan freski ile dekore edilmiş. Sanatçı dört kıtayı dört kadın figürü ile anlatmış ve bunlar da Avrupa üzerindeki madalyonun içine resmedilmiş prens piskoposu işaret etmektedir.

Eserinde hayal gücünü devreye sokan sanatçı Amerika’yı sütlü çikolata renkli ama kafasındaki tüylerden Kızılderili olduğu anlaşılan kadını timsahın üstünde resmetmiş. Afrika’yı çevresindeki fantastik hayvanlar ile devenin üstünde, Asya’yı filini Hıristiyanlığın doğduğu yerlerde süren kadın ve şişman, sarıklı Osmanlılar ile gösterirken Avrupa’yı nasıl betimlemiş dersiniz? Tabi ki medeniyetin merkezini Würzburg göstererek sanat, eğlence ve asilzadeler ile. Tavan freskinde yer alan başta Apollo olmak üzere birçok Yunan tanrısı yine Würzburg ve efendisine saygılarını sunmaktalar.

II. Dünya Savaşında büyük ölçüde zarar gören sarayın yenilenme çalışmaları 1947’de tamamlanmış, mobilyalar, duvar halıları, tablolar ve diğer 18. yüzyıl hazineleri ile süslü 40’ın üzerinde saray odası ziyaretçilere açılmış. Sarayın bir başka ünü ise Napolyon Bonaparte’nin 1806-1813 arasında üç kez burada konaklamasından geliyor. 1945’deki hava saldırısında neredeyse tamamı yıkılan saray 1945-1987 arasında yeniden inşa edilmiş.

Sizin de tahmin ettiğiniz gibi devasa tavan freski yanı sıra duvar freskleri, etkileyici merdivenleri, mermerler, aynalar, yaldızlar, mobilyalar ile dolu birbirinden süslü odalar arasında bir saray turu gerçekleştiriyoruz. Prens piskopos zenginliğini, ne kadar önemli şahsiyetler olduğunu cümle aleme göstermek için elinden geleni ardına koymamış anlaşılan. Sarayın içinde fotoğraf çekilmesi yasak olduğundan ne yazık ki gidip yerinde görmelisiniz.

Würzburg Saray Şapeli Hofkirche

Würzburg Sarayının en etkileyici bölümlerinden biri de sarayın güneybatı ucunda yer alan küçük Barok şapeli.

Muhteşem dekorasyonu nedeni ile Almanya’nın 18. Yy en önemli dini yapılarından biri sayılan mabet, barok rokoko süslemeleri ile kesinlikle görülmeyi hak ediyor. Sarayda olduğu gibi burada da Giovanni Battista Tiepolo’nun muhteşem sanatı göz kamaştırıyor.

Würzburg Sarayı Bahçesi (Hofgarten Würzburg)

Saray olurda saray bahçesi olmaz mı? Tabi ki bu sarayında çok güzel bir bahçesi var. Bizim bu seferlik gezmeye ne yazık ki vaktimiz olmadı artık sarayın pitoresk bahçesini bizim yerimize sizler gezin ve birbirinden güzel çiçekleri koklayın. Üstelik bahçede dolaşmanız için para da almıyorlar. Bundan iyisi can sağlığı.

Würzburg Sarayı Ziyaret Saatleri:

Nisan-Ekim: Her gün 09:00-18:00 (son giriş: 17:30)

Kasım-Mart: Her gün 10:00-16:30 (son giriş: 16:00)

Resmi tatiller: Rezidans, sadece 1 Ocak, büyük perhizin başlangıcı olan salı günü ve 24, 25 ve 31 Aralık kapalıdır .

Saray Bahçesi akşam 8’e kadar açıktır.

Würzburg Sarayı Giriş Ücretleri (2019)

Tam: 7,50 €, İndirimli: 6,50 €

18 yaş altı çocuklar: Ücretsiz

Würzburg Saray Bahçesi Giriş Ücreti: Ücretsiz.

Würzburg Saray Şapeli Giriş Ücreti: Ücretsiz.

Yıllık sezonluk bilet ve 14 Günlük Bavyera Kart ile Ücretsiz.

Würzburg Sarayı Rehberli Turlar:

Saray Her gün saat 11:00 ve 15:00’de, Nisan- Ekim arasında bu saatlere ilaveten 13:30 ve 16:30 da İngilizce Rehberli Tur ile gezilebilir. Almanca Rehberli Tur ise Nisan-Ekim arasında her 20 dakikada , Kasım-Mart arasında her yarım saatte bir yapılmaktadır.

Würzburg Sarayı Gezisinden sonra şimdi geç kalmadan Marienberg Kalesine doğru yol alma vakti geldi. Geldiğimiz yöne dönüp köprüden geçerek aracımızı park ettiğimiz yere geliyoruz. Şehre hakim, etekleri üzüm bağları ile çevrili tepenin üstüne kurulmuş kaleye hem zamanında varmak hem de yorulmamak için araba ile gitmek en iyisi olacak. Siz de artık öğrenmişsinizdir ya vaktimiz olsaydı kaleye yürümeyi tabi ki tercih ederdik. Sizlere de yürümenizi öneririm. Çünkü bakmayın siz kalenin tepeye tünemiş olmasına tırmanmak göründüğü kadar zor olmamalı.

Eski Main Köprüsü’nden (Alte Mainbrücke) karşıya geçtiğinizde kaleye gidiş için iki farklı yol işareti bulunuyor. Yollardan biri merdivenli yol yaklaşık 30 dakika sürer, diğeri ise üzüm bağlarının içinden geçip kaleye ulaşır ki bu biraz daha uzunca (yaklaşık 45 dakika). Bence kaleye gidişte ve dönüşte farklı yolları kullanmalısınız. Hem böylelikle yol boyunca harika Würzburg fotoğraflarını çekme şansını elde edersiniz. Haksız mıyım? Yolunuzu bulmak için kırmızı işaretlere dikkat etmelisiniz. Ancak yine de yürümek istemezseniz kaleye taksi ile de ulaşmanız mümkün.

Biz aracımız ile gittiğimizden kalenin avlusunda yer alan otomatlı araç park yerlerine aracımızı park edip dolaşmaya koyuluyoruz. Kaleye giriş ücretsiz ancak binaları gezmek isterseniz ücret ödüyorsunuz. Yine Bavyera Kartımız sayesinde biz kaleyi gezmek için herhangi bir ödeme yapmayacağız.

Würzburg Marienberg Kalesi (Festung Marienberg)

Muhteşem Würzburg manzarasının gözler önüne serildiği Würzburg’un simgelerinden Marienberg Kalesi’nin yapılması 700’lü yılların başlarında aslen eski bir kilisenin yeri olan mekana Aziz Mary Kilisesinin (Marienkirche) inşa edilişi ile başlar. Kalenin diğer bölümleri 500 yıl sonra, yani 1200’lerde kilisenin bulunduğu merkezden dışarıya doğru eklenerek oluşturulmuş. Otuz yıl Savaşları (1630-1660) sırasında İsveçlilerin işgaline uğrayan kalenin tahkimatları tekrar aynı akibeti yaşamaması için savaştan sonra güçlendirilmiş.

Piskopos Prenslerin Rönesans ve Barok dönemde, orijinal yapıların etrafında inşa edilerek tahkimatlarla daha da genişletilen ve güçlendirilen kale birçok savaş geçirmiş tabi ki ama II. Dünya Savaşı sırasındaki 1945 İngiliz bombardımanında tüm şehir gibi o da nasibini almış ve neredeyse tamamen yanmış. Yaklaşık beş yüzyıl boyunca yerel piskoposların evi olarak hizmet veren kale hem onların gücünü gösterir sembol, hem de herhangi bir halk ayaklanmasına karşı güvenli sığınağı olmuş.

Franconia Müzesi (Museum für Franken) ve Prens Müzesi (Fürstenbau museum)

1990’da tamamen yeniden inşa edilmiş Marienberg Kalesi Würzburg’un sembollerinden biri haline gelmiş, günümüzde Franconia Müzesine ve Prens Müzesine ev sahipliği yapmaktadır.

Würzburg Gezi Rehberimizin yazdığına göre Barok dönem cephaneliğinde konuşlanmış  Franconia Müzesi ziyaretçilerine Frankonya sanatının olağanüstü bir koleksiyonunu sunmaktadır. Müzenin 45 odasında bu yörenin ünlü heykeltraş ve ahşap oymacısı Tilman Riemenschneider’ın dünyaca ünlü heykelleri, tarih öncesi bir koleksiyon, yöresel folklorik kültür ve Frankonya şarap kültürü sergileri gezilebilir.

Doğu kanadında yer alan Prens Müzesi Prens Piskoposların yaşam alanlarını, hazinelerini ve Würzburg’un 1200 yıllık tarihi hakkında bir bölümü içermektedir.

Franconia Müzesinin kanatları ile çevrili avluda bulunan üzerinde Başmelek Mikailin tasviri bulunan kale kapısı Echtertor’dan geçilerek gelinen avlunun ortasında bir at yalağı yer alıyor.

Echtertor’un karşısında yer alan süslemeleri kırmızı kum taşından olan büyük kale giriş kapısının üzerinde piskopos Echter’in arması bulunuyor. Havarilerden Aziz Peter ve Aziz Paul’ün figürleri onların altında ise Aziz Kilian, piskopos Burchard ve Madonna figürü yer alıyor.

Kapıdan geçilerek gelinen kale iç avluda ise Romanesk 13. Yy Bergfried Kulesi, Rönesans su kuyusu ve Aziz Mary Kilisesi bulunuyor.

Kilise geleneksel olarak prens piskoposların iç organlarının gömüldüğü mezarları barındırıyormuş. İlave bilgi olarak söyleyelim piskoposların vücutları katedralde, kalpleri ise Bamberg’deki Ebrach Manastırı’nda gömülü imiş.

İç Avluyu dört bir taraftan Üç köşesinde kuleler bulunan Prens Binası (Fürstenbau) çevrelemekte.

Marienberg Kalesinin Doğu tarafında bulunan Prens Bahçeleri muhteşem bir Würzburg ve Main Nehri manzarası sunmaktadır.

Würzburg Marienberg Kalesi Gezi Saatleri:

Würzburg Marienberg Kalesi İngilizce Rehberli Tur: Nisan-Ekim arası hafta sonları ve resmi tatillerde saat: 15:00’de.

Almanca Rehberli Tur: Nisan-Ekim arası Salı’dan Pazar’a saat: 10:00, 11:00, 13:00, 14:00, 15:00, 16:00’da.

Kasım-Mart arası hafta sonları ve resmi tatillerde saat: 11:00, 13:00, 14:00, 15:00

1 Ocak, büyük perhizin başlangıcı olan salı günü ve 24, 25 ve 31 Aralık kapalıdır .

Würzburg Marienberg Kalesi Bilet Ücretleri 2019: Tam: 3,5 €, İndirimli: 2,5 €

Bavyera yıllık sezonluk bilet ve 14 günlük Bavyera bilet: Ücretsiz.

Würzburg Museum für Franken Ziyaret Saatleri: 01 Nisan-31 Ekim: 10:00-17:00

01 Kasım- 31 Mart: 10:00-16:00. Pazartesi Günü Kapalı

Würzburg Museum für Franken Giriş Ücretleri (2019): Tam: 4 €, İndirimli: 3 €, Pazar Günü. 1 €

Würzburg Museum für Franken ve Fürstenbaumuseum Giriş Ücreti (2019): 6,5 €

Prens Bahçelerinin sunduğu harika Würzburg ve Main Nehri manzarasının yanı sıra kaleden görünen büyüleyici güzelliklerden bir diğeri de yeşillikler arasında yer alan Barok Hac Kilisesi (Käppele). 352 basamak tırmanarak ulaşılabilen Hac Kilisesi 1748-1750 yılları arasında Balthasar Neumann tarafından inşa edilmiş. Vaktiniz olursa gidilmesi görülmesi gereken Würzburg Gezi Noktalarından.

Küçük olmasına karşın kültürel ve tarihi mirası zengin Würzburg, Almanya Romantik Yol’un en güzel şehirlerinden biri, bu yüzden gezilmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Bir sonraki yazımız Arabayla Bamberg (Almanya)

EMEĞE SAYGI

Koca keseri sallayan
Hasada duran buğday tarlasında,
Biçen batak çayırı
Akıntıya karşı kürek çeken,
Bitkin düşen dokuma tezgahında,
Dokuyan pamuğu, kıtığı, keteni
Büyüsün diye lepiska saçlı yavrusu.

Saygı o insana, övün o işçiyi!
Saygı nasırlı ele!
Saygı düşen her damla tere
Değirmende, dökümhanede!
Saygı terleyen her alna
Sabanın ardında!
Ve aklıyla, emeğiyle
Sabanı süren
Hiç unutulmasın!

Ferdinand Freiligrath. (1810-1876)
Çev. Ergin Koparan

“Ah! ne büyüktür dünya lambaların ışığında.
Hatıranın gözlerinde ne küçüktür dünya!..” – Charles Baudelaire –

Leave a Reply