Merhaba Berlin-ARABAYLA BERLİN

“Arabayla Avrupa Turu” 27 Temmuz Yolculuğumuzun 15. Günü Arabayla Berlin.

Gözlem yapmayan bir gezgin kanatsız bir kuş gibidir. -Moslih Eddin Saadi-

Geceye Övgü

Ötelere yuvarlanıyorum,
ve her acı
günün birinde dönüşecek şehvetin dikenine.
az zaman kaldı, sonra kurtulacağım,
ve sarhoş, uzanacağım aşkın kucağına.
sonsuz yaşam dalgalanıyor içimde tüm gücüyle,
yukarıdan aşağılara bakıyorum,
oralardaki sana.
o tepede sönüp gitmekte parıltın bir gölge taşımakta,
serinlik veren çelengi. ah! tüket beni ey sevgili,
sonuna kadar tüket ki,
uykuya dalayım ve sevebileyim.
hissediyorum ölümün gençleştirici akışını
ve direniyorum fırtınalarının ortasında yaşamın cesaretle

Novalis Şiiri

Dresden’den Berlin’e Yolculuk

Araba ile Avrupa Seyahatinde gezimizin yarısını geçmiş bulunuyoruz. Günlerimiz o kadar güzel, o kadar heyecan ile dolu geçiyor ki. Sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar ayakta olmamıza rağmen her gün aynı canlılıkta yolumuza devam etmemize kendimiz bile şaşıp kalıyoruz. Önümüzde daima görmediğimiz yerleri göreceğimiz, bilmediğimiz yerleri öğreneceğimiz duygusu anlatılamaz harikulade bir şey. Bugün Almanya Gezi Rotasındaki yolculuğumuz Almanya’nın başkenti Berlin’e. Yaklaşık 200 km gideceğiz. Almanya yolları daha öncede yazdığım gibi mükemmel. Özellikle İstanbul yolunda illallah dedirten tırlar Sırbistan’dan bu yana yol arkadaşlarımız. Türkiye’de tüm şeritleri kapatarak giderken burada öyle kurallara uyarak gidiyorlar ki şaşarsınız. Sağ şeritten milim kaymıyorlar. Kurallar benim ülkemde de aynı ama cezalar caydırıcı olmayınca uygulanmıyor pek tabi. Bu arada Berlin’de Ulaşım ve Park yerini merak edenler buraya tıklayabilir.

Berlin

Arabayla Berlin Almanya herkesin kendine uygun bir şeyler bulabileceği çok büyük bir şehir. Tarih isterseniz tarih, sanat isterseniz sanat, doğa isterseniz doğa, eğlence isterseniz gece hayatı sizleri bekliyor. 900 km² yüz ölçümü bulunan Berlin, 3,5 milyonun üstündeki nüfusu ile Almanya’nın en kalabalık şehri. Aynı zamanda en fazla Türk nüfusunun yaşadığı şehir. Bu yüzden gezerken asla kaybolurum korkusu duymayacağınız Avrupa şehirlerinden biri. 1961 ve 1989 yılları arasında Utanç Duvarı ile Doğu ve Batı Berlin olarak ikiye bölünmüş şehir. 1989’da duvarın yıkılması 1990 Ekiminde tekrar birleşmesinin ardından Almanya Federal Cumhuriyetinin tekrar başkenti olmuştur.

Berlin Konaklama – Arabayla Berlin-

Araba ile Avrupa Gezisinde Berlin şehrinde üç gün kalacağız. Artık çok iyi biliyoruz ki bu kadar kocaman bir şehri gezmek için üç gün asla yeterli değil. Ama en azından bir fikir sahibi olabiliriz. Kim bilir bir gün yollarımız tekrar Berlin’e düşerse daha bilinçli gezmemize ön ayak olur. Berlin’de kalacağımız evimizi Airbnb’den kiralamıştık.

Berlin toplam 12 ilçeden (Bezirke) oluşuyor. Evimiz, şehrin en önemli turistik yerlerinin bulunduğu merkez ve birinci ilçesi olan Berlin Mitte ilçesinin Wedding semtinde yer alıyor. Ev sahibimiz Andreas bir gün önce mesaj çekip zamanında gelip gelemeyeceğimizi sormuş, bizde öğlen üstü varacağımızı bildirmiştik. Gerçi kocaman şehir olan Berlin’e geldikten sonra bile evimizin olduğu bölgeye kilometrelerce gitmek zorunda kalmıştık ama söylediğimiz vakitte evimizin önündeyiz. Evi kiraladığımızda Andreas’ın verdiği direktifler doğrultusunda geldiğimizde yan dairenin zilini çalarak kapının açılmasını bekliyoruz. Birkaç dakika içinde orta yaşlı bir bey aşağı inip bize kapıyı açıyor, arabamızı caddede park edebileceğimizi söyleyip bizi dairemize çıkarıyor. Arabayla Berlin Gezisinde evimiz 5. Katta. Yorumlarda fazla önemsememiştim ama apartman yılların apartmanı. Yüksek tavanlı evlerden. Dolayısı ile merdivenlerin basamakları normal basamakların 1.5- 2 katı. Eh ne yapacağız çıkacağız tabi hem de tıpış tıpış. Dairemiz en üst katta olduğundan alçak tavanlı.

Amerikan mutfaklı bir büyük salonu ve yine büyük bir yatak odası bulunuyor.

Bizi yukarı çıkaran beyefendi evi bize gezdirip gereken bilgileri veriyor. Bir ihtiyacımız olursa yan dairede olduğunu belirtip iyi gezmeler dileyerek yanımızdan ayrılıyor.

Artık iş eşyaları arabadan taşımaya kaldı. Burada bende kafiledeki tek kadın olmanın avantajını yaşayıp tekrar aşağı inmekten kurtuluyorum. Yolda gelirken arabada bir şeyler atıştırdığımızdan hiç vakit geçirmeden Yürüyerek Berlin Gezisi ni başlatıyoruz.

Almanların yanı sıra çok sayıda göçmen nüfusun ve işçilerin yaşadığı bir bölge. Bu yüzden bol miktarda tanıdık tabelalı  dükkâna denk geliyorsunuz. Nitekim evimizin yanında simitçi ve az ilerde bir Türk marketi olduğunu görüp seviniyoruz. Bugün günlerden Pazar günü ve bayram arefesi. Simitçi açık ama market kapalı. Evimizin bulunduğu Triftstabe’den yürümeye başlıyoruz. Bugün Yürüyerek Berlin Gezisi nde mümkün olduğunca çok yer görmek istiyoruz. Yarınki programımızda Berlin’in harikalarından Pergamon ve Bundestag ve daha neler neler var.

Hauptbahnhof Tren İstasyonu-Arabayla Berlin-

Berlin Gezi Rotası yürüyüşümüz evlerin arasından başlayıp bir ara lunaparkın yanından devam ediyor. Aşağı yukarı 2,5 km yürüyoruz. İşte  Hauptbahnhof Merkez Tren İstasyonunun cam ve çelikten oluşan modern ve heybetli binası karşımızda. Batı Humboldhafen’ da tarihi Tiergarten Bölgesi’nde ters L biçiminde iki bina. Filigran cam çatı olarak inşa edilen gar binasının ana teması mevcut demiryolu hattını vurgulamakmış.  Berlin Gezi Rehberi ne göre tasarımı 1993 yılında birincilik ödülü almış. 1996-2006 arasında yapılan gar binası 5 katlı.  8 adedi yer altında 6 adedi üstte olmak üzere 14 peronu var. Ayrıca 2 adet transit geçiş hattı ile Avrupa’nın en büyük tren istasyonu.

Yürüyerek Berlin Gezisi garda sürüyor, hayran kalıp çıkıyoruz. Garda bulunan turizm danışmadan 1 €’ ya şehir haritası alıyoruz. Neden evde harita bulamadığımızı şimdi anladık meğer haritalar paralıymış. Gardan ayrılıp yanında uzanan Spree nehrinin üzerindeki yayaların geçmesi için yapılmış demir köprüden karşı tarafa geçiyoruz. Nehir kıyısındaki şezlonglardaki insanların kimisi güneşlenerek, kimisi kitap okuyarak, kimileri de sohbet ederek güzel bir tatil gününün keyfini çıkartıyor. Nehirde gezinti tekneleri dolaşıyor.

Berlin Spree ve Havel Nehirlerinin arasındaki bölgede. Doğudan batıya akan Spree Nehri, güneyden kuzeye akan Havel Nehri ile Spandau ilçesinde birleşiyor. Kentte pek çok sayıda su kanalı ve köprüler bulunuyor. Ayrıca geniş alanlı park ve bahçeler, göletler. İşte bu yüzden şehir tarihi ve kültürel özelliklerinin yanı sıra doğal güzellikleri ile de turistleri çekmekte.

 Alman Başbakanlık Ofisi Bundeskanzleramt-Arabayla Berlin-

Yürüyerek Berlin Gezi si Rotası karşı kıyıda devam ediyor. İlk karşımıza çıkan binalardan birisi Alman Başbakanlık Ofisi. Günümüzde Alman Başbakanı Angela Merkel’in yönettiği Başbakanlık Binası 12 bin metrekarelik kullanım alanı ile dünyanın en büyük hükümet konağı olup Başbakanlık çalışanları tarafından uzun yürüme evi olarak tanımlanırken halk arasındaki adı ise büyük fil tuvaleti! imiş.

Paul Löbe Evi ve Marie-Elisabeth Lüders Evi

Başbakanlık Ofisinin karşısında Berlin’in modern parlamento kompleksinin en göz alıcı binalarından  Paul Löbe Evi bulunmakta. Mimar Stephan Braunfels’in eseri olan bina yine aynı mimarın yaptığı Berlin Marie-Elisabeth Lüders Evi ile Spree nehri üzerinde iki katlı yaya köprüsü ile bağlı olup şeffaflık konseptinin göstergesi olarak cam ve çelikten inşa edilmiş. Alman parlamento üyeleri için 1000 ofis ve oda, konferans salonu ve restoran bulunmaktaymış.

Almanya Parlamento Binası Reichstag-Arabayla Berlin-

Bundeskanzleramt’ın karşı çaprazında Reichstag yer alıyor. Berlin Gezi Rehberi mize göre yarınki programımızda olan Reichstag, 1894 yılında yapımı tamamlanmış. Hitler’in iktidara geldiği sene şaibeli bir yangın geçirmiş. İddialara göre Hitler binayı gizlice kundaklatmış ve akabinde suçluların komünistler olduğuna dair deliller bulunarak Almanya’daki komünistleri ve diğer muhalifleri yok etmek için sürek avı başlatmıştır. II. Dünya Savaşı sırasında harap olan bina soğuk savaş sırasında Batı Berlin sınırları içindeymiş. 1960’lı yıllarda restore edilen bina iki Almanya’nın 3 Ekim 1990’da birleşmesinin ardından ilk sembolik meclis toplantısını yapmış 1991’de Berlin’in yeniden Almanya Cumhuriyeti başkenti olması ile beraber Almanya Parlamento Binası olmuş. 1993 yılında ki yenilemede çatısına cam kubbe ilave edilmiş.

Berlin Gezi Rehberi Paul Löbe Evi ile Reichstag binalarının yer altından bir yaya yolu ile bağlı olduğunu yazıyor. Reichstag’ın önündeki geniş yeşil alana insanlar sere serpe uzanmış, kimisi oturuyor, kimisi uzanıyor, kimisi de çeşitli oyunlar oynuyor. Burada zaten arkamız, önümüz, sağımız solumuz yeşil. Evet, Yürüyerek Berlin Gezisi nde bulunduğumuz yer 210 hektarlık alanı ile Tempelhofer Park’ın ardından Berlin’in ikinci park alanı olan Tiergarten. Almanya’nın ise üçüncü büyük şehir içi park alanı.

Tiergarten-Arabayla Berlin-

Tiergarten’in anlamı hayvanat bahçesiymiş. Berlin Gezi Notları mıza göre eskiden prenslerin av sahası olan alan 1830’dan itibaren modern şehir parkı haline getirilmiş. Park yürüyüş yapan, spor yapan, gezen insanlar ile dolu. Kimi yeri açıklık yeşil alan olarak bırakılmış kimi yeri de ağaçlarla kaplı park çok güzel.

Carillon

Yürüyerek Berlin Gezisi nde Reichstag’ın önündeki yeşil alanı sağımıza aldığımızda ileride parkın içinde 42 m. yüksekliğinde üzerinde müzik çalan çanlar olan kule (Carillon) gözükmekte. Berlin’in 750. Kuruluş yıldönümü kutlamaları için 1987’de Daimler-Benz tarafından hediye edilen kulede bulunan 68 adet çeşitli büyüklükteki çan toplam 48 ton ağırlığında imiş.

Mayıs ayı başından Eylül ayı sonuna kadar Berlin Gezi Rotası nda yolunuz Tiergarten’e düşerse her Pazar günü öğlenden sonra saat 3’te, Aralık ayında ise milli bayramlarda saat 2’de Carillon konserine denk gelebilirsiniz.

Dünya Kültürleri Evi (Haus der Kulturen der Welt)

Yürüyerek Berlin Gezisi üzerinde Carillon biraz geçilince Dünya Kültürleri Evine gelirsiniz. Burası, 1957 ‘de Amerika’nın Almanya’ya bir bağışı olarak yapılan eskiden konferans merkezi olarak kullanılan, günümüzde ise bir çok kültürel etkinliğin yapıldığı yer. Bina özel şeklinden dolayı Berlinliler tarafından gebe istiridye olarak adlandırılmaktaymış.

Zafer SütunuSiegessäule

Berlin Tiergarten Parkının içinden geçerek geldiğimiz Scheidemannstraße’ye paralel cadde olan Straße des 17. Juni’ye çıkıyoruz ve geri dönüyoruz. Eğer  siz dönmeyip Yürüyerek Berlin gezisi ne parkın içinde devam ederseniz ileride Tiergarten’in ortasındaki Berlin Großen Stern Meydanı’na ulaşırsınız. Berlin Gezi Rotası ndaki Zafer Sütunu bu meydanda. 1864 yılındaki Prusya Zaferi anısına tasarlanan anıt 1873 yılında açılışına kadar Prusya’nın Avusturya ve Fransa savaşlarındaki zaferlerine de atfedilmiş. 67 m lik anıtın üstüne 8,3 m. yüksekliğinde, 35 ton ağırlığında Berlin Victoria Heykeli (Altın Else, Goldelse) eklenmiş. 270 basamaklı merdivenlerden heykelin altına kadar çıkarak Tiergarten manzarasına yukarıdan bakabilirsiniz. Meydan farklı yönlerden gelen 5 caddenin de kesişim yeridir.

Sonraki Sayfaya Geçmek İçin Tıklayın 

Leave a Reply