Arabayla Hallstatt (Avusturya)

 

“Arabayla Avrupa Turu 2015″ – 21 Ağustos Cuma Yolculuğumuzun 13. Günü

Arabayla Hallstatt Gezisine başlamadan önce kalbimizi bırakarak veda ediyoruz güzel Slovenya’nın muhteşem Bled’ine. Bu veda yalnızca Bled’e değil tabi. Bugün aynı zamanda Slovenya’ya da veda günümüz. Veda deyince acıtıyor içini insanın, sanki kavuşmak imkansızmış gibi geliyor bir daha. Yok veda demeyelim biz, bir süreliğine hoşça kal sevgili Slovenya diyelim en iyisi ve kavilleşelim tekrar kavuşmak üzere.

Arabayla Avrupa Turunda yolumuz Hallstatt’a bugün. Avusturya’nın cennet kasabalarından biri olan Hallstatt dünyanın en güzel kasabaları arasına girmiş. E… o zaman Arabayla Avrupa Turu Rotası Hallstatt’tan ya geçecek ya da geçecek başka türlüsü olmaz yani. Bir iki saat ayırarak gezmeyi düşündüğümüz bu kasabadan sonra Arabayla Avrupa Seyahatimiz de Salzburg’a doğru yola devam etmeyi planlıyoruz.

Bled (Slovenya) – Hallstatt (Avusturya) Yolu ve Tüneller

Bled Hallstatt arası 164 km.’si otoban olmak üzere 223 km. Hallstatt Gezi Rotasında önce Slovenya’dan Avusturya’ya adım atacağız atmasına da Alp Dağlarını geçmemiz gerekiyor önce. Dağları ve dağları kolay aşmak için açılmış tünelleri de öyle bedavaya geçmek olmuyor. Öncelikle Slovenya Avusturya sınırında yer alan Karawanken Tüneli çıkıyor yolumuza.

Gişelerde ödeme nakit para veya kredi kartı ile yapılabiliyor. 7864 m uzunluğundaki tünelde hız sınırı 80 km. “GO” yazan bölümün otomatik geçiş kartı olan araçlara ayrılmıştır dikkat edin.

Karawanken Tüneli Geçiş Ücreti 2019: 7,40 €

Dağları aşmayı fevkalade kolaylaştıran tüneller size göre değil ise ve zamanınız da varsa, yolu uzatıp manzaralı ama bol virajlı ve kısmen daha dar dağ yollarını “Wurzenpass” yada  “Loiblpass” tercih edebilirsiniz tabi ama gece geçiş yapacaksanız ve acemi iseniz sürüşte tüneli kullanmanız en doğrusu.

Sınırı geçince bu sefer Avusturya yollarını kullanmak için vinyet almak gerekiyor. Avusturya vinyetleri 10 günlük, 2 aylık ve yıllık olarak üç çeşit. Biz 10 günlük vinyet alıp yolumuza devam ediyoruz.

10 Günlük Avusturya Vinyet Ücreti (2019): 9,20 €

Avusturya vinyet ücretleri için bakınız

Yolda OMV’de durup benzin alıyoruz. Avusturya’da benzinin litre fiyatı: 1,20 €

Avusturya Otobanı harika, manzaraların seyrine ise doyum olmuyor.  Bled’den yola çıkışımızdan yaklaşık 50 km sonra Avusturya’nın yedinci ve Karintiya federal devletinin ikinci büyük şehri olan Villach Şehrinin yanından geçiyoruz. Şehrin kuzeydoğusundaki bir tepenin üstünde yer alan ortaçağdan kalma Landskron Kalesi tepesindeki bulut ile oldukça etkileyici görünüyor.

Günümüzde restoran olarak hizmet veren kaleye kale görmek için değil de Villach ve çevresinin muhteşem manzarası eşliğinde bir şeyler yiyip içmeye yürüyerek veya arabayla çıkabilirsiniz. Yalnız kalenin Eylül Ayının sonlarından Mayıs Ayının ortalarına kadar kış uykusuna yattığını belirtmemizde fayda var.

Yolumuzun üstünde başka tüneller ve ücretli geçiş yapacağımız iki tünel daha var. Bu tüneller 5.439 m uzunluğundaki Katschberg ve 6.546 m uzunluğundaki Tauern Tünelleri. Her ikisinin ücreti tek seferde ödeniyor.

Katschberg ve Tauern Tünel Geçiş Ücretleri 2019: Toplam 11,50 €

Salzburg’a devam eden otoyoldan ayrılıp Hallstatt’a giden yola geçince yol bambaşka bir güzelliğe bürünüyor. Köy evlerinin arasında süren yol kır manzaraları ile insanın aklını başından alırcasına olağanüstü, öyle ki yolculuk hiç bitmesin istiyorsunuz. Sanki bir masalda yolculuk etmeye başladık evlerin her biri diğerinden daha güzel. Öyle ki hafif çiseleyen yağmur altında harikalar diyarında yol alırken dualarımız yağmurun daha fazla artmamasından başka ne olabilir.

Hallstatt

Hallstatt’a yaklaşınca yolumuz bir süre göl kıyısında sürüyor. Avusturya’nın Salzkammergut bölgesinde Dachstein Dağının kuzey eteklerinde yer alan Hallstätter Gölü’nün büyüklüğü yaklaşık sekiz buçuk kilometre kare ve derinliği 125 metreymiş. Çevresindeki dik ve koyu yeşil ormanlık araziden ötürü fiyort benzeri karakter göstermekteymiş.

Hallstatt Gölünün güneybatı kıyısında yer alan sırtını Dachstein Dağına yaslamış Hallstatt Kasabası ise dünyanın en eski tuz madenine sahip, 1997 yılında Dünya Kültür Mirasına girmeyi başarmış harika güzellikte bir kasaba. Tarihi geçmişi M.Ö 5500’e dayanan kasabayı zengin tuz madenleri, insan yerleşiminin ilk yerlerinden biri yapmış. Hallstatt’ın güzelliği dünyalara öyle destan olmuş ki, kopyacılıkta bir numara olan Çinliler de boş durmamış, kasabanın birebir kopyasını Guangdong eyaletinde Huizhou’da yapmışlar. Adamların da zevki böyle bir şey yani.

Neyse biz gelelim yine Arabayla Hallstatt Gezisine. Rüya gibi bir yolculuktan sonra adeta masallardan fırlamış kasabaya varıyoruz. Kasabanın girişinde bir tünel yer alıyor ve otopark var ama biz girişini geçiverince yolumuza devam ediyoruz. Kasabanın sahilinde yer alan yola araç girişi yasak ama evlerin arkasında iç tarafta kalan yolda araçla gidip kasabanın diğer tarafına ulaşmak ve hatta devam edip gölün kenarını takip ederek gölün karşı tarafına varmak mümkün. Kasabanın çıkışında yer alan park yerine aracımızı girişte fişimizi alarak park ediyor ve kasabayı gezmeye başlıyoruz. Hallstatt’da araç park yeri ücretini nakit veya kredi kartı ile yapabilirsiniz.

Hallstatt Araç Park Yeri Ücretleri 2019

20 dakikaya kadar Ücretsiz

20 dakika- 1 saat: 3,5 €

1 saat-2 saat arası: 6,5 €

2 saat-3 saat arası: 8,5 €

3 saat-12 saat arası: 9,5 €

12 saat-24 saat arası: 0,5 €/ saat

Şansımıza hava açtı hatta güneş bile bulutların arasından yüzünü gösterdi. YAŞASIN! Yolun karşısına geçip sahile çıkıyoruz. Ahşap köprüden geçerek geldiğimiz yapay olarak oluşturulan yeşillik alan, Hallstatt Hamam adası ve çocuk oyun parkı (Badeinsel & Kinderspielplatz) aile boyu eğlenme, dinlenme, gölde yüzüp güneşlenme yapılabilecek bir yer.

Biz biraz banklara oturup manzaranın keyfini çıkartırken çocuklar da birbirinden eğlenceli aktivitelere olanak sağlayan oyun parkının yolunu tutuyor.

Grub Kalesi

Gölün karşı kıyısındaki beyaz bir kuğuyu andıran güzellikteki şato Hallstatt Grub Kalesi (Castle Grub) Orta çağdan kalma, 19. Yy’da Rus Çarı için elçisi tarafından yenilenmiş şato günümüzde özel mülkiyet olduğundan içerisi gezilemiyor muş.

Hallstatt Sokakları ve Evleri

Hava güzel, manzara nefis, burada saatlerce oturabiliriz ama Hallstatt bizim tarafımızdan da keşfedilmeyi bekliyor ve biz de bunun için sabırsızlanmıyor değiliz. Kasabanın olağanüstü güzel sokaklarında gezinmeye başlıyoruz.

Evlerin çoğu ahşap bizim Doğu Karadeniz Evlerini anımsatıyor.

Ancak hiç bozmamışlar, aksine büyük bir özenle korumuşlar, güzelleştirmişler.

Sonucunda da küçücük yer dünyanın dört bir yanından gelen turistleri ağırlıyor.

Öyle ki dünyada görmeden ölmeyin listesinin başını çeken yerlerden olmuş.

Güzel evler, çiçekler ile bezeli balkonlar, doğa desen zaten muhteşem. Bir yanı dağ bir yanı göl kartpostal kasaba Hallstatt.

Hallstatt Meydanı

Avrupa yerleşim yerlerinin olmazsa olmazı kent meydanı Hallstatt Gezisinde kasabanın ortasında karşımıza çıkıyor tabi ki.

Hallstatt Meydanı (Hallstätter Marktplatz) pastel renkli badanalı ve çiçekler ile süslü zarif evleri, altlarında yer alan kafeleri, restoranları, hediyelik dükkanları ile çok şirin. Meydandaki Kutsal Teslis Sütunu ise turistlerin sıraya girerek fotoğraf çektirdikleri yer. Çinlilerin hala kopyalamadıkları bir iki yer kalmış olmalı ki ortalık hala Çinli turist kaynıyor.

Hallstatt Kiliseleri

Biz meydanda iken kiliselerin çanları saatin üçe geldiğini hatırlatırcasına çalmaya başlıyor. Meydanın hemen yanındaki sokakta Hallstatt Gezilecek Yerlerden Hallstatt Protestan ve Katolik Kiliseleri görünüyor.

Hallstatt Protestan Kilisesi

Hallstatt Protestan Kilisesi (Evangelische Kirche Hallstatt) gölün kıyısında yer alması nedeniyle Hallstatt resimlerinin odak noktalarından biri olmuş kilise. 16. yüzyılda Martin Luther’in Reformasyon öğretileri ile tanışan madencilerin başlattığı direniş Salzburg Başpiskoposu birliklerince bastırılmış, liderleri cezalandırılmış, evleri yakılmış 1734’de yinelenen baskılar karşısında bu bölgedeki Protestanlar Transilvanya’ya göç etmek zorunda kalmışlar. 1781’de İmparator II. Joseph’in Protestanların dinlerinin gereklerini uygulamalarına izin veren Tolerans Fermanından birkaç yıl sonra 1785’de Protestanlar dua evi inşa etmişler, İmparator I. Franz Joseph’in “Protestan Patenti” ile de Katoliklerle eşit haklara sahip olmuşlar, 1863’te de dua evinin yerine İsa’nın Neo-gotik Kilisesi yapılmış. Günümüzde kilise aynı zamanda düzenli kültürel konserlere de ev sahipliği yapmaktaymış.

Hallstatt Katolik Kilisesi

Protestan Kilisesinin arkasındaki kayalıklarda Katolik Cemaati Kilisesi (Katholische Pfarrkirche Hallstatt) yer alıyor. Tarihi geçmişi 12. Yy’a dayanan kilise ve kulesi 1505’te bugünkü şekilde inşa edilmiş, 2002 yılında tamamen yenilenmiş. Romanesk Kulesi, üç kanatlı sunağı, Geç Gotik freskleri, mezarlığı ve Kemik Evi, hele hele manzarası ile Hallstatt’ın görülmeden geçilmemesi gereken yerlerinden.

Hallstatt Katolik Kilisesi Ziyaret Saatleri: 09.00-17.00

Hallstatt Mezarlığı ve Kemik Evi

Merdivenlerinden tırmanarak çıktığımız Katolik kilisesinin bahçesi Hallstatt Gezi Noktalarından Hallstatt Mezarlığı.

Ön cephesi Protestan Hıristiyanlara ayrılmış küçük mezarlık, adeta bir çiçek bahçesi. Kabristan kurallarına göre aile mezarlığına yer verilmiyormuş. Daha fazla büyütülmesi imkansız ve eskiden ölülerin yakılması da yasak olduğundan M.S 1720 yılından bu yana mezar yerleri on, on beş yıl sonra açılıp eski cenazelerin kafatasları ve kemikleri çıkartılarak, yer yeni vefat edenlere bırakılıyormuş. Çıkarılan kemiklere ne olduğunu soracak olursanız kafatasları temizlenip, fildişi beyazı rengini alıncaya kadar haftalarca güneşte bırakılıyor, sonrasında kişinin adı, ölüm tarihi gibi belirleyici özellikler yanı sıra aşkı temsil eden güller, hayatı temsil eden sarmaşık gibi şekiller ile boyanarak, 12. yy’dan kalma iki katlı kilisenin bitişiğindek  St. Michael Şapelindeki Kemik Evi’ne (Beinhaus-Bone house-charnel house) konuyormuş. Zaman içerisinde 30.000’in üzerinde ölüm olduğu bilinse de bugün Kemik Evi’nde 1200 kadar kafatası bulunuyormuş. 20. Yy’ın sonlarına doğru bu uygulama da neredeyse sonlanmış.

Hallstatt Kemik Evi Ziyaret Saatleri:

2018/2019 Kış Ayları

01.11.2018-31.03.2019 (Çarşamba-Pazar): 11.30-15.30

Pazartesi ve Salı Günleri Kapalı

2019 Yaz ve Sonbahar Ayları

01.04.2019-30.09.2019 Her Gün: 10.00-18.00

01.10.2019-31.10.2019 her Gün: 10:00-17:00

Hallstatt Kemik Evi Giriş Ücreti: 1,50 €

Katolik Kilisesinin bahçesi çok güzel bir göl ve Hallstatt manzarası sunuyor.

Kilisenin ön tarafındaki sahilden kalkan tekneler ile gölde tekne turu yapabileceğiniz gibi elektrikli, kürekli veya pedallı botlardan kiralayarak gölün dinlendirici atmosferinde kendi turunuzu da gerçekleştirebilirsiniz.

Doğanın korunması ve gürültü kirliliği olmaması için gölde motorlu botların kiralanması yasakmış.

Senenin her günü Hallstatt merkezden tren istasyonuna tekne ile ulaşım mümkün.

Hallstatt Gölü Tekne Turları 2019 Senesi Ücretleri

Hallstatt Meydanından Tren İstasyonuna Gidiş Ücreti: 3 €

Hallstatt Gölü Güney Turu ( Mayıs sonundan Ekim başına kadar): 12 €

Hallstatt Gölü Kuzey Turu (08.07-01.09): 15 €

Hallstatt Gölü Tüm Hatlar İçin 1 Günlük Kombi Bilet: 22 €

Hallstatt Gölü Tekne Turları Ayrıntılı Fiyat tarifesi için bakınız

Hallstatt Gölü Bot Kiralama Zamanı: 01 Nisan-30 Eylül

Hallstatt Gölü Bot Kiralama Saatleri: 10:00-18:00

Hallstatt Gölü Bot Kiralama Ücretleri:

Elektrikli tekne 300 W: 12 € (½ saat) / 17 € (1 saat)

Elektrikli tekne 500 W: 15 € (½ saat) / 20 € (1 saat)

Kuğu (pedallı tekne): 10 € ( ½ saat) / 15 € (1 saat)

Kürekli tekne: 8 € (½ saat) / 11 € (1 saat)

SUP Ayakta Pedallı Sörf: 10 € (½ saat) / 15 (1 saat)

Hallstatt Tuz Madeni

Hallstatt’a gitmişken bizimkinden biraz daha uzunca vaktiniz varsa yaklaşık 70 dakika süren Hallstatt Tuz Madeni (Salzwelten Hallstatt) Turuna katılabilirsiniz. Yalnız madene çıkış iniş için en az 2,5 saatinizi ayırmanız gerektiğini, Hallstatt fünikülerinin vadi istasyonunda rehberli tur başlamadan en az 30 dakika önce bulunmanız gerektiğini, 4 yaş altı çocukların madene alınmadığını, rehberli tur dışında madeni gezmenin güvenlik açısından yasak olduğunu, fünikülerden indikten sonra yürümeniz gereken yolda ve madende yürüyüşe uygun ayakkabılarınızın ve madendeki sıcaklığın 8°C olduğundan mevsim ne olursa olsun sıcak tutan giysilerinizin olması gerektiğini hatırlatalım.

Dünyanın en eski tuz madeni olan Hallstatt Tuz Madeninde, tarihte bir yolculuk yaparak 7000 yıl öncesinin madenciliğine bakacak, yerin 400 m altında Bronz Çağ sinemasında madende 2002 yılında bulunan ve yaklaşık 3000 yıllık olan Avrupa’nın en eski ahşap merdivenine yansıtılan animasyon ile Bronz Çağ işçilerinin gündelik yaşamlarını öğreneceksiniz. Madenden çıkışta Hallstatt Dünya Mirası Manzarasını kuşbakışı görebileceğiniz Hallstatt Seyir Terasını (Hallstatt “World Heritage View” Skywalk) sakın ola ki atlamayın. Hallstatt’ın 360 m tepesinde yer alan 12 m uzunluğundaki platformun gittikçe daralan ucuna doğru gidip Hallstatt’ı ayaklarınız altına alarak Dünya Mirası o muazzam doğal güzelliği seyredip huzuru hissetmelisiniz.

Seyir Terasına girişte yer alan Ortaçağda madeni istilacılara karşı korumak için yapılan Rudolf Kulesi (Rudolfsturm) yıllar içinde pek çok değişiklikler geçirerek gelmiş ve günümüzde restoran olarak hizmet veriyormuş.

 

Hallstatt Füniküler Çalışma Saatleri 2019/2020

02.02.2019-24.03.2019: 09.00 – 16.30*

25.03.2019-30.09.2019: 09.00 – 18.00*

30.09.2019-05.01.2020: 09.00 – 16.30*

Füniküler yolculuğu yaklaşık 3 dakika sürer.

* Son İniş

Hallstatt Tuz Madeni Açık Olduğu Saatler 2019/2020

10.12.2018-01.03.2019 Kapalı

02.03.2019-24.03.2019: 09:30-14:30**

25.03.2019-29.09.2019: 09:30-16:30**

30.09.2019-05.01.2020: 09:30-14:30**

24 ve 31 Aralık 2019 Kapalı

** Son turun başlama saati. Bu yüzden günün son Maden Turunu kaçırmamak için 24 Mart’a kadar Saat 14:00, 25 Mart’tan itibaren Saat 16:00, 30 Eylül’den itibaren de Saat 14:00’deki füniküler çıkışını kaçırmamalısınız.

Hallstatt Tuz Madeni Giriş Ücretleri 2019/2020

Hallstatt Tuz Madeni Giriş Ücreti; Tam: 24 €, (4-15 yaş Çocuk): 12 €, İndirimli: 22 €

Hallstatt Tuz Madeni + Füniküler Gidiş Dönüş Ücreti; Tam: 34 €, (4-15 yaş Çocuk): 17 €, İndirimli: 31 €

Füniküler Gidiş Dönüş Ücreti; Tam: 18 €, (4-15 yaş Çocuk): 9 €, İndirimli: 16,5 €

Füniküler Tek Yön Ücreti: Tam: 10 €, (4-15 yaş Çocuk): 5 €, İndirimli: 9 €

Tuz Madeni Giriş ve Füniküler Çıkış Ücretlerini Detaylı İncelemek için tıklayın

Bacaklarınıza güveniyorsanız Tuz madenine patika yoldan yürüyerek de çıkıp inebilirsiniz veya çıkışı füniküler ile yapıp aşağı manzara eşliğinde yürüyebilirsiniz.

Bizim bu seferlik Katolik Kilisesinin bahçesinden Hallstatt’ı seyrederken başlayan ve giderek de hızlanan yağmurun altında fazla ıslanmamak için seyir terasına çıkmayı bir daha ki sefere bırakıp arabamızın durduğu yere koşturmaktan başka çaremiz kalmadı. Yağmur nedeni ile yapamadığımız bir diğer şey ise Evangelist Kilisesinin yanındaki sokağı devam ederek o meşhur Hallstatt fotoğraflarının çekildiği noktaya gidemeyişimiz. Neyse o da bu seferlik varsın kalsın gördüğümüz güzellikler ile yetinelim bugün.

Sabah Bled’ten yola çıkıp geldiğimiz Hallstatt bize hayal kırıklığı yaşatmıyor. Kıyısında yer aldığı gölü, çevreleyen başı dumanlı dağları, evleri, sokakları her şeyi ile hayallerimizin üstünde bir güzellikte. Bled Gölünün o efsanevi güzelliğinden sonra Hallstatt Gölünün huzur dolu atmosferi ile masalsı dünyasında yaşadığımız birkaç saat anılarımızda izleri silinemezcesine yerini alarak, her hatırlayışımızda yüreğimizi mutlandırmaya devam edecek.

İster konaklamanızı burada ister civardaki köylerde yapın, ya da bizim gibi bir süreliğine uğrayarak gezin, masal kasabası Hallstatt’ı görmeden sakın geçmeyin.

Biz yola devam ediyoruz. Bugün Hallstatt’tan sonraki durağımız ve konaklayacağımız yer ise Mozart’ın Kenti Salzburg olacak.

Gitmek için sebep çoktur ama sevmeye bahane arar kalan. Unutma, kapının koluna uzanacak yaşa geldiğinde, gitmeyi öğrenir insan. -P. Coelho-

 Elbet Anlamı Olabilirdi

Elbet anlamı olabilirdi: geçip gitmekteyiz dünyadan,

sormamışlar gelirken, çekilmeliyiz şimdi yavaştan.

Ama konuşmamıza karşın, birbirimizi anlamadan

ve karşımızdakinin ellerine bir an bile ulaşamadan,

 

yıkım bu işte: Çıkamayacağız bu sınavdan.

Denemek bile kalkılmaz bir şey altından,

ve bir çarmıh dikilmiş, kendimizi tanıyamadan,

yalnızlığımızda, silinip gidelim diye dünyadan.

Ingeborg Bachmann (1926-1973)

Çeviren: Ahmet CEMAL

Arabayla Avrupa Turu 2015” – 21 Ağustos Cuma Yolculuğumuzun 13. Günü

Arabayla Salzburg (Salzburg Konaklama)

ile devam ediyor.

 

 

Leave a Reply