Romantik Kralın Saklı Bahçesi Linderhof-ARABAYLA LİNDERHOF SARAY PARKI

Arabayla  Avrupa Turu” Linderhof Parkı Gezisi 23 Ağustos Pazar. Yolculuğumuzun 15. Günü Devam Ediyor.

Seyahat etmenin harika bir yönü de ne kadar çok iyi kalpli insan olduğunu görmeniz.
– Edith Wharton –

Günler Ne Kadar

Ne kadar üzüntülü geçiyor günler
Artık ne ateşler ısıtır beni,
Ne güneşler yüzüme gülümser,
Boş, dünyadaki bütün şeyler,
Bütün şeyler soğuk, insafsız şimdi.
Ve sevdiğim pırıltılı yıldızlar benim
Tesellisiz bakar durur halime.
Tâ sevginin ölebileceğini sezdiğim
Zamandan beri kalbimde.

Hermann Hesse / Almanya
Çeviren : Hüseyin DEMİRHAN

Oh… Dünya varmış. Tamam biraz Rokoko olabilir, kaldırabilirim ama Linderhof Sarayının kelimenin tam manası ile boğazına kadar gösterişli Rokoko bezemeleri benim için çok fazla geldi. Kimbilir küçük alana sıkıştırılmış bir saray olmasından öyle hissetmişimdir. Ama bahçe ama bahçe…

Linderhof Parkı Gezisi nde saray bahçeleri ve parkı insanın ömrüne ömür katacak cinsten. Gerçi Ludwig’in ömrüne pek bir şey katmamış gibi görünüyor. Aman canım nasıl katsın ki, adam Gecelerin Kralıymış. O canım gündüzleri uyku ile geçirip bu cennetin güzelliklerini gün ışığında görmezse olacağı bu tabi.

Linderhof Park planını büyütmek için tıklayın

Havuzlu Bahçe ve Ihlamur ağacı Water Parterre and royal lime tree (No:12 -13)

Romantik ve içine kapanık kralın inzivaya çekildiği sarayın şahane güzellikteki bahçesini Saray Bahçeleri Müdürü Carl von Effner tasarlamış. Sarayın adı bahçenin simetrisini bozmasına rağmen kralın kestirmediği 300 yıllık ıhlamur ağacından geliyormuş. Bazı kaynaklara göre ise isim daha önce burada yaşayan Linder Ailesinden gelmekteymiş. Sarayın önünde uzanan havuzun altın yaldızlı çeşmesinin (Flora ve putti) yarım saatte bir 22 m yüksekliğe fışkırttığı suları manzaraya daha bir görsellik katıyor.

Linderhof sarayı Gezisinde havuzun ardındaki yamaçta İtalyan bahçeleri tarzında düzenlenmiş bahçe terasları (Linderbichl No:14). Aralarındaki geçişler kademe kademe merdivenler ile sağlanmış.

Merdivenlerin hemen iki yanında döküm aslan heykelleri yer alıyor. Havuzun çevresini süsleyen vazolardan merdivenlerde de var. Merdivenlerde su perileri ile süslü Naiad Çeşmesi (Najadenbrunnen)

ve üst terasta Fransa Kraliçesi Marie Antoinette’in büstü ile süslü mağarayı andıran niş bulunuyor.  Yamacın en üst kısmında ise Venüs heykelinin bulunduğu Yunan tapınağı (Venustempel No:15) yer alıyor.

Neptun Çeşmesi, şelale ve çardak (Neptun Fountain with cascade and pergolas No:19-21)

Linderhof Parkı Gezisi; Sarayın yatak odasının yer aldığı kuzey taraf dik bir yamaca bakıyor. Yamacın üst kısmında Müzik Pavyonu (No: 22) var.

Aşağı doğru 30 basamak ile çağlayan şekilde akan sular aşağıda Neptün Çeşmesinde son buluyor. Yamacın her iki yanından ağaçların güzelliğini yeşil tüneller gibi aşağı taşıyan çardak enfes bir manzara sunuyor. Çeşmenin önündeki meydanda bulunan leylak renkli çiçekler ile bezeli Burbon Zambağı şeklindeki çiçek tarhı yine beni benden aldı işte. Peki Müzik Pavyonundan manzara nasıl derseniz bakın bakalım güzel değil mi?

Batı Bahçesi (Western Parterre No:18)

Linderhof Parkı Gezisi nde bir başka güzellik. Sarayın Batı Bahçesinde renkli çiçeklerin süslediği iki altın çeşmede şöhret tanrıçası Fama ve aşk tanrısı Eros’un heykelleri bulunuyor. Dört mevsimi simgeleyen heykeller, İtalyan Çinisi vazolar, pergola ve tabi Fransa Kralı XIV. Louis olmadan olur mu? Hiç olmaz.

Doğu Bahçesi (Eastern Parterre No:17)

Linderhof Parkı Gezisi Doğu Bahçesinde devam ediyor. Bu bahçede dört elementi temsil eden heykeller, yine rengarenk çiçek tarhları, güzeller güzeli tanrıça Venüs ve aşkı ölümlü Adonis’in heykeli, altın yaldızlı oku ile Eros çeşmesi ve bu seferde Fransa sarayından XVI. Louis’in taş büstü yer almakta.

Aziz Anna Şapeli (St.Anna-Kapelle- St Anna Chapel No:16)

Linderhof Parkı Gezisi nde havuz ile Doğu Bahçesi arasında yer alan ve 1684’te Ettal manastırı baş rahibi Roma Schretler tarafından yaptırılan küçük kilise. Linderhof saray kompleksinin en eski binasıdır. Meryem Anaya adanan şapel II. Ludwig tarafından yenilenerek vitray pencereler ilave edilmiş.

Bu arada bulutlar daha fazla kendini tutamayarak artık yağmurunu boşaltmaya başlıyor.

Bu sefer hazırlıklıyız. Yanımızda şemsiyelerimiz hazır ve nazır. Bu güzellikleri yağmur altında dolaşmak bile ayrı güzel.

Hele çardaklar altında yürümek harika.

Mağribi Köşkü (Moorish Kiosk  No: 24)

Doğu Bahçesinden orman içindeki yolu takip ederek Linderhof Parkı Gezisinde yakınında bulunan Mağribi Köşküne varıyoruz. 1867 Paris Dünya Sergisi için yapılmış köşk 1876’da Kral II. Ludwig tarafından satın alınmış.

Camdan avizesi, mermer çeşmesi, vitray pencerelerinin parlak renkleri ve görkemli tavuskuşu tahtı ile köşke hayran kalmamak mümkün değil. Mağribi Köşkü akşamları kralın otantik doğu giysileri giyinerek çay içip, nargile tüttürdüğü yermiş.

Hunding’in Kulubesi (Hunding’s Hut No:27) ve Gurnemanz Keşiş Evi (Hermitage of Gurnemanz No:28)

Biz Linderhof Parkı Gezisi nde Parkta Fas Evinden öteye gitmedik. İleride parkın ucunda Hunding’in Kulubesi ve Gurnemanz Keşiş Evi yer alıyormuş. Ludwig, Richard Wagner tarafından hazırlanmış dört epik operadan oluşan bir opera serisi Nibelung Yüzüğü (Ring des Nibelungen) eserindeki Walküre’nin ilk perdesinden esinlenerek yaptırmış Hunding’in Evini. Kreuzspitze dağının eteklerine yaptırılan ev yangında yanınca tekrar inşa edilmiş bir yangında daha yanınca 1990 senesinde parkta inşa edilmiş.

Wagner’in Parsifal operasından esinlenerek Hunding’in Evinin yanına inşa edilen Gurnemanz Keşiş Evi ise 1960’da yıkılmış 1999-2000 senelerinde parkta yeniden yapılmış.

Venüs Mağarası (Venus Grotto  No:23)

Mağribi Köşküne yakın konumlanmış Venüs Mağarasına varınca önünde içeriye girmek için bekleşen insanlar görüyoruz. Bizde aralarına katılarak sıranın bize gelmesini bekliyoruz. Beş, on dakika içinde görevliler bizleride içeriye alıyorlar. Linderhof Parkı Gezisi bir tünelden geçerek geldiğimiz mağarada müthiş bir ses ve ışık gösterisi bizi bekliyor. İtalya’nın Capri yakınında renkli ve doğal ışıklı bir mağara isteyen kralın emri ile Wagner’in Tannhäuser operasının ilk perdesinden esinlenerek oluşturulmuş yapay damlataş mağarası. Bir su altı boşluğundan geçen gün ışığının deniz suyuna mavi, zümrüt yeşili ışıltılar vererek mağarayı aydınlatmasını canlandırmak için renkli ışık efektleri ile yapılmış. Duvarına operadaki bir sahnenin resmedildiği mağaranın aydınlatılması 12 dinamo ile sağlanmış olup bu Bavyera’da elektriğin ilk kez kullanılması imiş. Mağaranın içinde bulunan gölde yüzen altın kuğu bot ise kralın hayallere dalmak için sığındığı yerlerden bir başkası.

Linderhof Parkı Gezisi yaparsanız Venüs Mağarasını gezmeden dönmeyin demek isterdim ancak ne yazıkki mağara kapsamlı yenileme çalışmaları nedeni ile 2017-2021 yılları arasında kapalı kalacakmış.

Kraliyet Evi (Königshäuschen- Royal Lodge No:10)

Ludwig’in babası olan Maximilian II tarafından avcılık kulübesi olarak kullanılan bina 1790 yapımı. Şimdiki sarayın yerinde bulunan evin yerine saray inşa ettirmeye karar veren Ludwig binayı 1874 yılında şimdiki yerine taşıttırır.

Saray tamamlanmadan Ludwig’in yaşadığı bu yer kralın ölümünden sonra Prens Regent Luitpold tarafından kullanılmış. Günümüzde binanın çiftlikten başlayıp geçmişi, kraliyet ailesinin kullanımı ve II. Ludwig’in inşaat projelerinin planlandığı yer konulu sergiye ev sahipliği yapmaktadır.

Fas Evi (Marokkanisches Haus- Moroccan House No:9)

1878’de Paris’teki Dünya Sergisinden satın alınarak II. Ludwig’in isteği ile içi yeniden düzenlenen ahşap bina Avusturya sınırındaki Stockalpe’ye inşa edildi.

Kral’ın ölümünden sonra şahıs tarafından satın alınan bina, 1980 yılında devlet tarafından satın alınarak 1998 yılında Linderhof Sarayı  bahçesinde yeniden inşa edilmiş.

Linderhof Parkı Kuğu Göleti (Schwanenweiher-Swan Pond No:8)

Yolumuzu süsleyen güzelliklerden bir diğeri de bahçe düzenlenmesi yapılırken oluşturulmuş yapay Kuğu Göleti ve Linderhof Parkı kuğuları.

Linderhof Parkının güzelliğini görüp ayrılmak istemeyenler veya saraylara layık yerlerde kalmak isteyenler için de Saray Oteli (No:4)var.

Linderhof Sarayı Gezilecek Zamanlar

Nisan-15 Ekim: 09:00-18:00 (Bilet satışı: 08:30-17:30)

16 Ekim- Mart: 10:00-16:30 (Bilet satışı: 09:30-16:00)

Linderhof Sarayı Rehberli Turu İngilizce ve Almanca dilinde olup 25 dakika sürmektedir.

Fas Evi ve Mağribi Köşkü Gezilecek Zamanlar

15 Nisan-15 Ekim Her gün Saat 09:00-18:00 (16 Ekim-14 Nisan Arası Kapalı)

Hunding’in Kulubesi ve Gurnemanz Keşiş Evi Gezilecek Zamanlar

15 Nisan-15 Ekim Her gün Saat 11:00-18:00 (16 Ekim-14 Nisan Arası Kapalı)

Kış Aylarında Linderhof Parkı binalarından yalnızca Kraliyet Evi gezilebilir

Kraliyet Evi Sergileri Gezilecek Zamanlar

Nisan-15 Ekim Her gün Saat 11:00-18:00

16 Ekim-Mart Pazar günleri ve resmi tatil günleri: Öğlenden saat 16:30’a kadar,

Bavyera okul tatillerinde Her gün Öğlenden saat 16:30’a kadar.

Linderhof Sarayı ve Linderhof Park Binaları 2019 Bilet Ücreti

Tam             : 8,50 €

İndirimli       : 7,50 €

18 yaş altına: Ücretsiz

Kış Aylarında Yalnızca Saray Binası Gezilebilir ve Bilet Ücreti

Tam             : 7,50 €

İndirimli       : 6,50 €

18 yaş altına : Ücretsiz

Yalnızca Linderhof Park Binaları Bilet Ücreti (Mağribi Köşkü+ Fas Evi+ Hunding’in Evi+ Gurnemanz Keşiş Evi+Kraliyet Evi)

Tam      : 5 €

İndirimli: 4 €

Yalnızca Kraliyet Evi

Tam      : 2 €

İndirimli: 1 €

Yıllık Sezon Biletleri ve Bavyera 14 Günlük Geçiş Kartına: Ücretsiz.

Kral Ludwig II’nin Sarayları Kombine Bilet (Königsschlösser): 26 € Kombine Bilet ile 6 ay süresince Neuschwanstein, Linderhof ve Herrenchiemsee saraylarını bir kere ziyaret edebilirsiniz.

Hayat, Kendi Seçtiğim

Bu dünyaya gelmeden önce
Bana nasıl yaşayacağım gösterildi.
Endişe vardı, keder vardı
Sefalet vardı, acının yükü vardı.
Beni ele geçirecek olan bağımlılık vardı, esir alan yanılgı vardı.
Beni gürleten ani öfke vardı, nefret ve kibir vardı, gurur ve utanç.
Fakat ışık dolu ve güzel düşlere dair günlerin mutlulukları da vardı, yakınmanın daha baskın olmadığı ve daha baskın olmadığı derdin, ve her yerde nimetlerin kaynağının aktığı.
Sevginin, hala yaşamakta olana, göçüp gitmiş olanın saadetini armağan ettiği, insanın, bütün beşeri ıstıraplardan arınmış, kendini yüce ruhların seçilmişi olarak gördüğü.
Bana kötülük ve iyilik gösterildi, bana noksanlarımın bolluğu gösterildi.
Bana beni kanatan yaram gösterildi, bana meleklerin yardımseverliği gösterildi.
Ve ben böylece müstakbel yaşamıma bakarken, bir varlığın sorusunu işittim, bunları yaşamaya cesaret edebilir miydim, çünkü karar saati artık gelmişti.
Ve tekrar tüm kötülükleri değerlendirdim – ‘yaşamak istediğim hayat budur!’ – diye cevap verdim kararlı bir sesle.
Böyleydi yeni hayata adım attığımda
Ve kaderimi sessizce kabul ettim.
Böylece doğmuştum bu dünyaya.
Yakınmıyorum, çoğu zaman hoşuma gitmese de, çünkü henüz doğmamışken ona razı oldum.

Hermann Hesse / Almanya
Çev: Ömer Coşkun

Oraya, zaten orada olduğunuzu fark ettiğinizde varmış olursunuz…- Eckhart Tolle –

Arabayla  Avrupa Turu” 23 Ağustos Pazar.

Yolculuğumuzun 15. Günü Arabayla Heimen-Hopferau (Romantik Yol-Almanya) İle  Devam Edecek.

Leave a Reply