“Arabayla Avrupa Turu” – 22 Temmuz 2014 Yolculuğumuzun 10. Günü Prag’da I. Günümüz

Periler Şehri Prag’ın Gezilecek Yerlerini ve Prag Ulaşımı anlatan diğer yazılarıma aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

 Prag II — 

 Prag III— 

 Prag Ulaşım, Park Yeri ve Prag Kart

Çok yaşayan çok görür, çok gezen daha çok görür. -Arap Atasözü-

Adsız

Belki de bugünkü kadar hiç
duyumsamadık avuçlarımızda
bize özgürlük getiren
kızarmış ellerin sıcaklığını.
Henüz yitmedi kulaklarımızda daha
yıpranmış silahlarının uğultusu.
Sokaktaki insanlarımızın kolları
Gene açık eskisi gibi kucaklamaya.
Yüzünüzde bunca gerçek gözyaşları,
kucak açtığında ölülerine toprağımız,
hâlâ sıcak ve yakıcı gözyaşlarımız.
Evet, söylüyorum bunu bütün dünyaya!
Ve bütün yüreğimle haykırıyorum size:
Yaralamayın n’olur bu sevdayı!
Hayalleri paramparça olan ülkemizde
bir o kaldırabilir bunca acıyı

Jaroslav Seifert Şiiri
Çeviren : Özdemir İNCE

Prag’a Arabayla Nasıl Gidilir?

Arabayla Viyana’dan Prag’a

Arabayla Avrupa Seyahatinde Sabah erkenden uyanıyoruz. Kahvaltıdan sonra yola koyulacağız. Evimizi derleyip, toplayıp, çöplerimizi döktükten sonra son kalan eşyalarımızı da arabaya yerleştirip, düşüyoruz yollara.

   Avrupa Gezi Rotasında  Viyana Prag arası mesafe 379 km. Viyana’dan bir süre sonra yol bulucumuz bizi ana yoldan ayırıp kasabalar arasında giden yola sokuyor. Arada böyle yapıyor, belki daha kısa yol olduğundan, belki de yol çalışması kaydına girmişse. Nitekim ana yola tekrar çıktığımız yerde yol çalışmasının bitiş yerine denk geldiğimizi görüp seviniyoruz. Bizi soktuğu kasaba yolu çok güzeldi, otobanda göremeyeceğimiz kırsal yaşamın güzelliklerini yakından görme şansını elde ediyoruz.

Avusturya topraklarından Çek Cumhuriyeti topraklarına girerken vinyetimizi alıp, camımıza yapıştırıyoruz.  2018 yılı Çek Cumhuriyeti vinyet ücretleri şöyle. 3,5 tona kadar motorlu taşıtlar için 10 günlük vinyet 310 Çek Kronu veya 12 € , Aylık vinyet 440 Çek Kronu veya 17 €. Çek Cumhuriyeti Avrupa Birliği ülkesi olsa da kendi para birimleri Çek Kronunu kullanıyorlar.

   Arabayla Avrupa Gezisinde niyetimiz, yolumuz üzerindeki Brno şehrini gezip Prag’a öyle gitmek. OMV den benzin almak için duruyoruz. Vakit tam öğlen üstü. Brno’ya ha vardık ha varacağız. Çek Cumhuriyetinde benzinin litre fiyatı 39,90 Çek Kronu. Hafif çiseleyen yağmur Brno’ya yaklaşınca bardaktan boşanırcasına yağmaya başlıyor. Yapabileceğimiz bir şey yok Brno’ya uğramaktan vazgeçip Prag’a devam ediyoruz.

Çek Cumhuriyetinde trafik kurallarından da biraz bahsedelim. Çek Cumhuriyetinde hız limitleri; yerleşim birimlerinde 50 km, ana yollarda 90 km ve otoyollarda 130 km’dir. Araç kullanan sürücüler için alkol tolerans sınırı sıfırdır. Emniyet kemeri takılması zorunlu olup, 12 yaşından küçük çocukların aracın ön kısmına oturmaları yasaktır.

 Avrupa Gezi Rotamızdaki, yaklaşık 10,500,000 nüfusu olan Çek Cumhuriyetinin başkenti Prag, 1,250,000’lik nüfusu ile ülkenin en büyük şehri. Şehir 10 bölgeden oluşuyor. Bizim Airbnb’nin sitesinden kiraladığımız evimiz 6. Bölgede. Prag’a bir saatlik yolumuz kaldığında ev sahibimiz Milena ile mesajlaşarak yaklaştığımızı bildiriyoruz. Milena turist rehberi, sözleştiğimiz saatte evde olacağını bildiriyor, gelemezse komşusundan yedek anahtarı alacağız. Tam vaktinde evin önündeyiz. Sokak, aracımızı park etmek için gayet uygun. O sırada Milena’da geliyor.

Prag Konaklama

  Çek Cumhuriyeti Gezisinde  Prag’da kalacağımız evimiz iki katlı, alt katta Amerikan mutfaklı büyük bir salon

iki tek kişilik yatağı olan sevimli bir oda, duş ve tuvalet,

ikinci katta çift kişilik yatakları olan iki kocaman oda ve küvetli banyosu var.

Mutfaktan çıkılan çok güzel bir balkonu da bulunuyor.

Bahçe tarafı zeminden yüksek, burasının altı çamaşırlık olarak değerlendirilmiş, ayrıca bahçeye çıkılan kapısı var. Her yer pırıl pırıl, yeni evimize bayıldık. Bulunduğumuz mahalledeki evler hep bahçeli ve bahçeler her zaman bizim olmasını düşlediğimiz gibi, duvarlar veya teller arasına hapsolmamış, yabancılaşmamış birbirine. Ağaçlar, çiçekler iç içe geçmiş öyle ki hangi evin bahçesi nerde başlıyor nerde bitiyor belirsiz, yani biteviye bir yeşillik. Üç afacan özgürce koşturuyor rengârenk çiçekler arasında. Temiz hava, sakin, dingin, huzur dolu, insanın ömrüne ömür katılır burada.

Prag Prag Dedikleri

İşlerimizi halledip bir an önce dışarı çıkmaya gayret ediyoruz. Güneş batıp gecenin karanlığı şehre çökmeden Prag’ın Gezilecek Yerlerinden bir kaçını görme telaşındayız. Milena’nın tarif ettiği gibi arabamızla gidip ücretsiz park yerine park ettikten sonra gezmeye başlayacağız. Caddeler muazzam geniş, geliş ve gidiş yolları tramvay yolu ile ayrılmış. Yolumuz üzerinde evimizin hemen yakınında arabamızın önüne kocaman sarı, bej renkli çok güzel bir tavşanın çıkıp, yolun kenarındaki çiçeklerin arasına girip gitmesi Araba ile Avrupa Gezi Rotamızda unutulmayacak anılarımız arasına giriyor.

Arabamızı Orea Hotel Pyramida’nın karşısındaki bölgeye park ediyoruz. Burası Eski Şehir’e (Staré Mĕsto) girmeden ücretsiz park yerlerinin bulunduğu son bölge, gezilecek görülecek yerler az ilerisinde başlıyor. Haydi, artık yürüyerek Prag’ı keşfedelim, sesini dinleyip, ruhunu hissedelim. Milena’dan almış olduğumuz haritalara göz atarak yola koyuluyoruz. Bulunduğumuz yer tramvayların manevra yaptığı yer. Hemen yanında spor salonu bulunuyor. 100-150 m sonra da Eski Şehir başlıyor.

Prag Strahov Manastırı (Strahovský klášter)

Prag Gezisinde doğruca Eski Şehre giden geniş caddeden devam etmeden, sağda bulunan kale surlarının başlangıcında yer alan kilisenin bahçesine giriyoruz.

Burası 1140’lı yıllarda Roma Katolik Azizler Grubu olan Pramonstratenlerin yerleşmesi ile tanınmaya başlayan Prag Strahov Manastırının bahçesi. Prag Gezi Rehberimize göre Komünist dönemde kapatılan manastır, komünizmin çökmesinden sonra tekrar kullanılmaya başlamış. İçinde birkaç kilisesi bulunan manastırın en önemli yeri de 130.000 eseri barındıran 800 yıllık kütüphanesi. Tavanları Barok tavan fresklerinin süslediği kütüphane 1500 yılından önce basılan 2500 eser, el yazması 3000 eser ve 9. Yy dan kalma el yazması Strahov İnciline de ev sahipliği yapıyormuş.

Manastırın güzel bahçesindeki tek katlı, iki katlı binalar günümüzde sanat galerisi, otel, hediyelik eşya satış yerleri, restoran ve kafe olarak kullanılıyor. Bahçenin şehir tarafında bulunan kapısından çıkınca harikulade Prag Şehri ile karşı karşıyayız. Hemen manastırın dibinde bulunan restoranın yeri güzelmiş doğrusu. Büyüleyici Prag manzarası ile yenecek yemek de bir başka güzel olur.

Prag Gezi Rotasında karşımızda Prag Şehri ve Prag Kalesi, sağımızda göz alabildiğince uzanan koyu yeşil vaha Prag Petrin Tepesi (Petrínská sady). Kral Charles’ın bağlarının olduğu Prag’a hakim Petrin Tepesinde televizyon kulesi, küçük boy Eyfel Kulesine benzeyen bir kule, Ayna Labirenti (Mirror Maze) bulunuyor. Prag’ı tepeden görmek isteyenlerin yürüyerek ya da füniküler ile ulaşabilecekleri yeşillik alan.

  Prag Gezimizi yeşillikler içindeki patika yoldan geçip yanında uzanan Petrin Tepesi manzaralı binaların bulunduğu dar, Arnavut kaldırımlı yoldan yokuş aşağı inerek sürdürüyoruz.

Söylememe gerek var mı bilmem binaların her biri birbirinden güzel duruyor. Akşamın karanlığının çökmeye başlaması ile yanmaya başlayan ışıklar altındaki bu yer bir şehir mi? Yok yok imkânsız, olsa olsa bir peri masalı ülkesidir.

Biraz yokuş aşağı indik. Binalar otel, restoran, kafe, hediyelik eşya dükkânları olarak kullanılıyor. Yürümekte olduğumuz yol arada dar merdivenler ile bir üst yola bağlanıyor.

Prag Kale Meydanı (Hradčanské náměstí)

Yol aşağı devam ederken biraz meydanca yere geliyoruz. Üst yolun bu sefer gayet geniş merdivenlerle buraya katıldığı yerden solumuzda kalan kaleye gidebilmek için bu sefer yokuş yukarı çıkıyoruz ve kocaman bir meydana geliyoruz. Burası Prag Kale Meydanı.

Evet işte Çek Cumhuriyeti Prag Gezisinde önümüzde dünyanın en büyük tarihi kalesi Prag Kalesi  bulunuyor.

Meydanda kale kapısının çaprazında, önünde Çekoslavakya’nın kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan Tomáš Garrigue Masaryk’in heykelinin bulunduğu bina, Prag Gezi Noktalarından Prag Salm Sarayı.

Prag Salm Sarayı (Salmovský palác)

Prag Gezi Notlarımızda yazdığına göre 1800- 1811 yılları arasında inşa edilen saray, bugün Ulusal Galeri olarak hizmet veriyor. Neo-klasisizmden romantizme, 19. yy sanatına ait kalıcı bir serginin yanı sıra, geçici sergilere de yer verilir.  Prag Salm Sarayı-Ulusal Galeri Ziyaret Saatleri:

Pazartesi hariç her gün saat 10.00- 18.00 arası gezilebilir.

Prag Salm Sarayı-Ulusal Galeri 2018 Giriş Ücreti:

Kalıcı sergiyi gezmek çocuklara, 18 yaş altı gençlere ve 26 yaş altı öğrencilere ücretsiz, büyüklere ise 150 CZK, İndirimli: 120 CZK

Prag Gezi Rehberimize göre Kale kapısının diğer çaprazında da Prag Başpiskoposluk Sarayı (Arcibiskupství  palác) bulunuyor.

Prag Kalesi (Çek:Pražský hrad, İng:Praque Castle)

M.S 880 yıllarında yapılan kalenin alanı 70.000 m2 imiş. Ne Bohemia kralları, ne Kutsal Roma imparatorları gelip geçmiş buradan. I. Dünya Savaşından sonra Çekoslavakya Cumhuriyetinin devlet başkanlığı sarayı, II. Dünya Savaşı esnasında Nazi komutan Reinhard Heydrich’in  idare merkezi, Soğuk Savaş döneminde komünist hükümetin idare merkezi olarak kullanılmış. Çekoslavakya’nın dağılmasının ardından günümüzde de Çek Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanlığı Sarayı olarak kullanılmaya başlanmış. Bohemia Kral Hazinesi de kale içinde gizli bir odadaymış. Ne denir, ah duvarların dili olsa da anlatsa bize neler yaşandı bunca sene, neler gördü acaba?

   Avrupa Gezi Rotasında yolunuz Prag’a düşerse ki mutlaka düşsün, göreceksiniz Prag Kalesi zaten şehir içinde bir başka şehir. Bizim kaleye girdiğimiz batı kapısı merasim kapısıymış.

Merasim Kapısı ve Birinci Avlu

İki tarafı devlerin ellerinde bıçak ve sopalarla düşmanlarını yendiklerinin figüre edildiği heykellerle süslü bahçe kapısının önünde nöbetçi kulübeleri var, ama biz gittiğimizde vakit geç olduğundan mıydı acaba içleri boştu. Nöbet değişimleri törenle yapılıyor. Birinci avlu,  Prag Kalesi Matthias Kapısı (Matyášova brána) ile ikinci ve daha büyük bir avluya bağlanıyor.

İkinci Avlu

Avlunun ortasında Kohl Çeşmesi diğer adı ile Kral Çeşmesi, bir tarafında Prag Kalesi Kutsal Haç Şapeli (Chapel of Holy Rood) var. Sol tarafta eskiden kalenin ahırları olarak kullanılan binalar günümüzde resim galerisi yapılmış, çeşitli sergilere ev sahipliği yapıyor. Diğer taraf da Cumhurbaşkanının yaşadığı bölüm.

Üçüncü Avlu ve Prag Saint Vitus Katedrali (Chrám Sv.Vita)

İkinci avludan üçüncü avluya geçince gecenin karanlığında ışıl ışıl parlayan, heybetli, büyüleyici iki gotik kulesi ile Prag Saint Vitus Katedrali karşımıza çıkıyor.

Prag Gezi Rehberimize göre 1344 yılında Bohemia kralı IV. Charles zamanında temelleri atılan, ancak 1929 yılında tamamlanan katedral, kral ve kraliçelerin tac giydikleri, Bohemia mücevherlerinin saklandığı ve birçok azizin, kral, kraliçenin mezar yerinin de bulunduğu katedraldir.

Gotik tarzda planlanan, daha sonra Barok tarzı dış süslemeler ilave edilen katedralin olağanüstü güzellikteki pencere vitrayları Çek sanatçı Alfons Mucha’nın eseridir.

Şehri kuşbakışı görmek için 100 m lik güney kulesine çıkılabilir. Katedrale şöyle bir göz atmak isterseniz:  sanal tur için tıklayın

   Prag Seyahatinde katedral’e ücret ödemeden girebiliyorsunuz fakat içerisini dolaşamıyorsunuz. Ayrıntılı bir şekilde dolaşayım derseniz bilet almalısınız. Bilet genel kale gezisi için ve iki çeşit.

Prag Kalesi Tur A (uzun tur)

Eski Kraliyet Sarayı, kalıcı sergi “Prag Kalesi Hikayesi”, St. George Bazilikası, Altın Yol, Toz Kulesi, St. Vitus, Wenceslas ve Adalbert Katedrali, Rosenberg Sarayı.

Prag Kalesi Tur B (kısa tur)

Eski Kraliyet Sarayı, St. George Bazilikası, Altın Yol, St. Vitus, Wenceslas ve Adalbert Katedrali.

Prag Kalesi Turu 2018 Bilet Fiyatları

—————-Tur A——-Tur B

Tam       : 350 CZK    250 CZK

İndirimli:175 CZK    125 CZK    (6- 16 yaş arası çocuk, 26 yaşa kadar öğrenci, 65 yaş+)

Aile        : 700 CZK     500CZK     (16 yaşa kadar 5 çocuk ile en fazla iki yetişkin)

Prag Gezi Noktalarından , üçüncü avluda Katedralin etrafında dolaşmaya devam ediyoruz. Avlunun güney tarafında I. Dünya Savaşı kurbanları anısına yaptırılan tek parça granit dikilitaş ve 14. yy dan kalmış Aziz George’un ejderhayı öldürmesi tasvir edilen bronz heykel bulunuyor. Prag Saint Vitus Katedralinin Rönesans Güney Kulesi de çok heybetli duruyor. Kraliyet mensuplarının ve azizlerin mezarlarının bir kısmı buradan görülebiliyor. Katedralin yine güney tarafında yer alan 14. yy da yapılmış, üst kısmında cam mozaiklerle süslenmiş mahşer tasviri bulunan altın kapısı, çok etkileyici. Bu kapı 1950’li yıllara kadar katedralin ana giriş kapısı olarak kullanılmış, sonrasında üzerinde burç tasvirlerinin bulunduğu parmaklık ile kapatılmış.

Meydanın bir ucunda Prag Kalesi Eski Kraliyet Sarayı Girişi var. Biz Katedralin etrafını turlayıp geldiğimiz yerlerden geçerek Kaleden çıkıyoruz.

Gecenin karanlığında ışıldayan estetik meydan lambalarına, güzel binalarına bakmaya doyamadığımız, Masallar Şehri Prag‘ın Arnavut kaldırımlı sokaklarından yürüyerek arabamızın olduğu yere gelip, evimize dönüyoruz.

Seyahat, gençlerde eğitimin, yaşlılarda da görgünün bir parçasıdır. -Francis Bacon-

KİM BULDU BU İKİ SÖZCÜĞÜ

Kim buldu bu iki korkunç sözcüğü:
sakin ol!
O haklı! Biz de haklıyız:
Bunun için sakiniz
birisi hakkımızı çiğnediğinde,
sakin ol,
göz kapakların mı titriyor?
sakin ol,
görüşleriniz mi bulanıklaşıyor
sakin ol,
gözlerimize yaşlar mı doluyor?
sakin ol,
kanın mı kaynıyor damarlarında?
sakin ol,
Acılar mı basıyor her yanını?
sakin ol,
kanın mı basıyor her yanını?
sakin ol, dilin ağzında bir kurşun gibi mi?
sakin ol,
tanklar sana doğru mu ilerliyor?
sakin ol,
silâhlar sana mı nişan almış?
sakin ol,
oğlunu eve ölü mü getirdiler?
sakin ol,
kardeşlerin çok mu sıkı tutuyor seni
ölümsü kucaklayışında?
Aldırma, sakin ol,
yaralarından kanın mı fışkırıyor?
sakin ol,
kertenkeleler mi kemiriyor seni,
yılanlar başını mı kaldırmış?
biz kovacağız yılanları,
üzülme, yalnız sakin ol.

Biz her an
sakinlik vahası değil miydik,
bir, iki, üç yüzyıldır?
Sevgili halk, sakin ol,
bir gün biz de
sakinliğin dev gibi bir kayası olacağız,
ezeceğiz bu az bulunur yosunları,
doğrayacağız hançerlerimizle:
Onlar her zaman sakindiler.
Bana gelince, söz veriyorum ki
öldüğüm zaman
bu kayalaşmış yüzümde,
bir kas bile titremeyecek,
ve emin olmak için şu anda
suskun bir iğrenmeyle,
dudaklarım kenetli,
dişlerim gıcırdamakta,
incinmiş ve üzgün olarak
ben de sakin durmaktayım.
Biz, ozanlar sizi destekleyeceğiz,
ama sıranız geldiğinde siz de bizi,
kilise kuleleri zıpkınımız,
sessizlik içimizi kemirmede,
ve sessizlik azarlamada bizi,
korkunçluğumuz gözlerimizde,
sessizlik azarlamada bizi.
Belki yalnız kalacağız,
ama son nefesimizde bile
sizden uzak olmayacağız.

Oldřich Mikulášek Şiiri (1910-1985)

Türkçesi: Sabri Koç”

Arabayla Avrupa Turu; Prag’da 1., yolculuğumuzda 10. Günün Sonu.

Bir Sonraki Yazım→→→ Prag III ←←←

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin